Kaydet
a- | +A
Önce hukukî süreç 4 Eylül günkü yazımızda birçok ülkelerde mevcut olan ve idarenin suça varmayan fakat vatandaşı rahatsız eden keyfi hareketlerini kontrol eden ombudsmanlık müessesesini incelemeye başlamıştık. 1967''de İngiltere Parlamentosu''nun böyle bir müessese kurduğunu belirtmiştik. Ombudsman, parlamentonun ve bakanların takdiri kararlarını eleştiremez. Bununla beraber bakanların takdiri kararları da yargı denetiminden muaf tutulmamışlardır. Bunlar, 1958 tarihli Mahkemeler ve Tahkikatlar Yasası''na göre (Tribunals and Inquiries Act) yargı denetimine tabidirler. PCA (İngiliz Ombudsmanı) yaptığı tahkikatta bir kararın haksızlığa uğradığını iddia eden, üzerinde aksi bir etki yaptığını tesbit ederse bu kötü kararın yeniden gözden geçirilmesini isteyebilir. Genellikle PCA, hukuk veya idare mahkemelerine müracaat yolu açık olduğunda kendisine havale edilen işleri incelemez. Başka deyişle hukuki yollar, çareler ve imkanlar açık olduğu sürece bu işleri ele almaz. Mamafih PCA kişinin özel durumlar sebebiyle hukuki imkanlara müracaat edemediği kanaatine varırsa işi inceleyebilir. PCA''ya ya parlamentonun bir üyesi tarafından havale edilen şikayetler ya kişi tarafından yahutta parlamento tarafından finanse edilmeyen, devletleştirilmiş bir sanayi olmayan bir örgüt tarafından yapılabilir. Başka deyişle parlamento üyesine ancak özel kişiler veya teşkilâtlar müracaat edebilir. Şikayetçinin İngiltere''de mukim olması, yahutta şikayet ettiği eylem vuku bulduğu zaman İngiltere''de olması veyahut İngiltere''de doğan haklar ve vecibelere mütedair bulunması lâzımdır. Şikayetlerin normal olarak haksızlığa uğrayan, başka deyişle kötü yönetim yüzünden adaletsizlikle karşılaşan kimse tarafından yapılması lâzımdır. Mamafih PCA eğer şikayetçi ölmüşse veya haklı bir sebepten ötürü kendi başına hareket edemiyorsa istisnalar tanıyabilir. Şikayetin şikayette bildirilen olaylara şikayetçinin vukuf tarihinden itibaren bir yıl içinde bir parlamento üyesine yapılması lâzımdır. PCA, halk veya basın tarafından yapılan kişisel şikayetleri dinlemez. Mamafih kendisinin yetkisinin sınırlarına dair sualleri cevaplandırır. Kendisine bir şikayet havale edilen PCA''nın ilk işi bu şikayetin kendi yetkileri içine girip girmediğini anlamaktır. Bu hususta karar vermektir. Eğer şikayet yetkileri dışında kalıyorsa, PCA, parlamento üyesini bundan haberdar eder ve gerekçelerini de bildirir. Eğer şikayet yetkisi içindeyse tahkikata başlar. Bu özel olarak yapılır. Fakat PCA''nın Bakanlıkların dahili muhaberatını kontrole ve bilgi alabileceğini mülâhaza ettiği herkesten yazılı ve sözlü ifade almaya yetkisi vardır. Bunlar arasında Bakanlar ve yüksek memurlar da bulunmaktadır. Ayrıca, şikayetçiyi de dinleyebilir. Eğer PCA tahkikatı sırasında bir kimseye masraf yaptırırsa, meselâ bir mülâkat için başka bir yerden davet ederse, masrafları ödediği gibi, kayıp zaman için de tazminat ödeyebilir. İstisnai hallerde PCA, bir kişinin hukuki olarak temsil edilmesine ve bunun masraflarının ödenmesine de karar verebilir. PCA, araştırmasının sonucunu, konuyu kendine havale eden parlamento üyesine ve ilgili Bakanlık veya makamın başına bildirir ve Bakanlık veya makamlardan haksızlık doğuran hususun düzeltilmesini ister. PCA; parlamentoya yıllık bir rapor sunduğu gibi, görevini yaparken gerekli gördüğü diğer raporları da yayınlar. PCA''nın raporları parlamento üyelerini parlamento içindeki beyanat ve önergelerinin sahip oldukları mutlak dokunulmazlık niteliğini haizdirler, bunlar yargı konusu olamazlar. PCA''nın raporlarını sunmasından sonra ne yapılması gerektiğine parlamento karar verir. Halen Avam Kamarası''nda raporları alıp inceleyen ve parlamentoya bildiren bir seçim komitesi mevcuttur. 1967 kanununa göre 1969 sonuna kadar PCA kendisine parlamento üyeleri tarafından havale edilen 2820 şikayeti incelemiştir. Bunlardan 1733''ü kendi yetkileri dışında görülmüş, 223''ü kısmi bir tahkikten sonra terkedilmiş, kalan 864''ü ise tam olarak incelenmiş ve sonuçlar ilgili parlamento üyelerine bildirilmiştir. 105 şikayette kötü yönetim unsurları bulunmuştur. Bunlar havale edilen şikayetlerin yüzde dördünü ve tam olarak incelenen şikayetlerin ise yüzde onbirini teşkil etmektedir. Bu şikayetlerin hemen yarısı iç gelirlerle ilgili olarak Maliye Bakanlığı''nda bulunmuştur. Mamafih, PCA, bu kötü yönetimin bir suç mahiyetinde olmadığını daha ziyade hataların ve gecikmelerin işin tazyikinden doğduğu kanaatini belirtmiştir. Devam edecek