Kaydet
a- | +A

Müttefik ordular Çanakkale Boğazını geçemediler, ne denizden ne de karadan ama Mondros mütarekesinden hemen sonra İstanbul''a girdiler. 1919 Mayıs''ının bir gecesi İngiliz ordusu pekçok tanınmış Türk''ü tutuklayıp HSM Princes Ena gemisi ile Malta''ya götürdü. Bu sürgün 1920 Kasım''ına kadar sürdü. 1919 ve 1920''de 140 Türk''ü Malta''ya sürdüler. Bunlar üç kategori suçla suçlanmakta idiler.

1) Türkiye''deki ve Kafkasya''daki Ermeniler''in haklarını yok etme ve onlara şiddet gösterme, 2) Mütareke şartlarına uymama, 3) İngiliz savaş esirlerine kötü muamele. Malta''ya sürgün edilenler arasında Ziya Gökalp, Parlamento Başkanı Başbakan, Ordu komutanları, Bakanlar, Şeyhülislam, Milletvekilleri Generaller, albaylar, valiler, üniversite profesörleri, başyazarlar, gazeteciler vardı. Biz bu yazımızda kıymetli Büyükelçi Bilâl Ş. Şimşir''in Londra''da Public Record Office (Kamu Kayıtları Ofisinden) aldığı resmi İngiliz belgelerine dayanmaktayız. 1919''da Ocak ayında Tevfik Paşa hükümeti İngiltere''nin baskısı sebebiyle 200 kadar Türk''ü tutuklamıştı, 30 Ocak''ta İstanbul''daki İngiltere Yüksek Komiseri Amiral Calthorpe Malta Valisi Lord Plumer''e bir telgraf yollayıp 50 veya 60 kadar Türk tutukluyu muhafaza edebilecek hazırlık yapıp yapamayacağını sordu. (F.O.371/4172/16731). 5 Şubat''ta Amiral Calthorpe''a İngiltere Dışişleri Bakanlığı Türk Hükümetine müracaatla yukarda zikrettiğimiz üç çeşit suçu işlemiş Türkler''i en yakın Müttefik Komutan''a teslim etmesini istemesi talimatını verdi. Bu talimat İstanbul''daki Fransız kuvvetleri Komutanı General Franchet d''Esparay''ın itirazına sebep oldu. Fransız Komutan, suçlanan kimselerin tutuklanıp yargılanıp hapsedilmelerinin Türk makamlarına ait olduğunu yazdı. (F.O.371/4172/2408) Fransız hükümeti böyle bir tedbirin sadece Müslüman Türkler aleyhine olacağını sanıp Bulgar, Alman ve Avusturyalılar''a hiçbir şey yapılmadığını, hiçbirinin yakalanmadığını bildirdi.

Bu sırada Tevfik Paşa''nın hükûmeti önemli bir karar aldı. 1919 Şubat''ında Avrupa''nın beş tarafsız hükümetine (İspanya, Hollanda, Danimarka, İsveç ve İsviçre) bir nota yollayarak Ermeni göçündeki olumsuz olaylar incelemek için bir komisyon kurduğunu ve tarafsız hükümetlerin her birinden bu komisyona katılmak üzere iki hukukçu tayin etmelerini istedi. (F.O.371/4172/29498). Bu beklenmedik Türk teşebbüsü üzerine alarma geçen İngiltere, Dışişleri Bakanlığı Londra''daki İspanyol Büyükelçisine bir nota yollayarak "Türk önerisinin kabulünün barış Konferansı''ndaki çalışmaları zora sokacağını ve ciddi sıkıntılara sebep olacağını" bildirdi. Bu surette Birinci Dünya Savaşı''nda Ermeniler''e karşı işlendiği iddia edilen suçların tarafsız soruşturulması önlenmiş oldu. Bunun üzerine Başbakan Tevfik Paşa 3 Mart 1919''da istifa etti, yerine Damad Ferit geçti. Damat Ferit İngiliz taraftarı idi. Derhal İngiliz Yüksek Komiseri''nin arzusu üzerine İstanbul''da bir insan avı başlattı, savaş sırasındaki bütün bakanlar ve Başbakan Sait Halim Paşa tutuklandı. (28 Mayıs) İngiliz makamları Bekir Ağa Hapishanesi''ndeki Türk tutuklulardan 67''sini Malta''ya sürdüler. Durumu yerli basından öğrenen İstanbul''daki Fransız Yüksek Komiseri Başkanı Defrance kendine önceden haber verilmediği için memnuniyetsizliğini bildirdi.

Arkadaşlarının "siyaseten istenmeyenler" olarak sürülmesi üzerine Mustafa Kemal Paşa misilleme olarak Anadolu''daki 20 İngiliz subayının -aralarında albay Rawlison da vardı- tutuklanmasını emretti. 10 Ağustos 1920''de imzalanan fakat hiçbir zaman onaylanmayan Sevr anlaşmasının 230. maddesi "katliam"dan sorumlu kişilerin müttefiklere teslim edilmesini ve müttefik mahkemelerine bunları yargılama yetkisi tanıyordu.

Katliam sanıkları (!) İngilizler''in elerinde idi, Türkiye başkenti İstanbul ve Türkiye''nin diğer pekçok yeri İngiliz işgalinde idi. Devlet arşivleri İngiliz makamlarının eli altında idi. Fakat İngiliz hukukçuları iddia edilen Ermeni katliamı ile ilgili belge bulamadılar. 8 Şubat 1921''de İngiltere Adalet Bakanlığı İngiltere Dışişleri Bakanlığı''na sadece 8 Türk tutuklunun İngiliz esirlerine kötü muamele ettiklerini, sadece bunların yargılanması gerektiğini bildirdi.

İngiliz hukukçuları eldeki sözde delillerle bir dava açılamayacağını bildirdiler ve ABD''den delil istediler. ABD böyle bir delil veremedi. Hukuki delil bulunmamasından ötürü İngiltere Adalet Bakanlığı (H.M. Prosecutor General''s Department" suçluların bazılarına karşı yapılan ithamlar bir Mahkemede delil teşkil edemez" demiştir. General Harington''un Hukuk Müşaviri Hakim Sir Lindsay Simith, İngiliz Adalet Bakanlığı''nın kararına uymuş ve "beyhude bir yargılama, iyilikten çok zarar verebilir" demiştir. Malta sürgünlerinden hiçbiri katliam sebebiyle yargılanmamıştır.