Terör, alınan bütün tedbirlere rağmen dünyada gittikçe artmakta ve pekçok kıymetli insanla beraber mühim maddi hasarlara da yol açmaktadır. En son İspanya''da kanlı iki suikast olmuş ve bir boğaz-burun cerrahı ve yüksek mahkeme üyesi bir hakim general öldürülmüşlerdir. Fransisco Franko''nun faşist rejimi sırasında merkezini Paris''e taşıyan Bask Milliyetçi Partisi (PNV) ETA''nın köküdür. PNV''nin silahlı mücadele yapmamasına kızan bazı genç militanlar 1959''da partiden koparak ETA''yı kurdular. ETA içinde marksizmle bağlantılı devrimci sosyalizmi amaçlayan gruplar ortaya çıktı. 1966''da ETA''nın beşinci konferansında örgüt, ideolojik bakımdan ikiye bölündü: 1) Milliyetçi ve ideolojik kanat. Milliyetçi kanat Bask ülkesinin özerkliğini isteyen ananevi kanattı. Buna ETA-V kanadı denir. 2) ETA-VI kanadı ise ideolojik amaçlı olup Marksist-Leninist bir bağımsızlık istemektedir. ETA-VI bunun için 1968''den sonra siyasi suikastlara, cinayetlere başvurmaya başladı. Franko rejimi buna çok şiddetli cevap verdi, teröristleri çok ağır cezalandırdı. 1970''lerde ve 1980''lerde ETA, grup ve hizipçilikten kurtulamadı. 1975''te Franko''nun ölümünden sonra İspanya''da kurulan demokartik hükümetler Bask bölgesine özerklik verdiler, terörizmi bırakan Basklı ETA''cıları affettiler. Ama Franco''nun ölümünden sonra 16 sene içinde ETA''nın terör olayları 10 misli arttı. Öldürülenler çoğunlukla yüksek rütbeli subaylar, bakanlar, hakimler ve devlet memurları idi. Hatta başbakan bile öldürdüler. Buna karşı samimi Basklılar terörü kınamaktadırlar.
30 Ekim 2000 tarihli TIME dergisinde İspanya''da Zarauz''dan Joseba Arregi, adlı kadın şunları yazmaktadır: "Biz Basklar halen İspanya''da ve Avrupa''da en büyük özgürlüğe, özerkliğe, otonomiye sahibiz. Merkezi hükümete hiç vergi ödemiyoruz kendi okullarımızı ve üniversitelerimizi denetliyoruz, kendi polisimiz var, Bask vatandaşları için önemli meselelerin yüzde 90''ında kendimiz karar veriyoruz. "ETA''cılarla diyaloğa girmekten başka çare yok" diyorlar. Size tabanca çekmiş biriyle nasıl ve ne konuşuyorsunuz?" Yine aynı derginin aynı tarihli nüshasında başka bir İspanyol Guillem E. Borras İspanya Mallorca''dan yazıyor: "Bask ülkesinde herkes siyasi durum hakkında fikrini söyleyebilir (ETA''nın cinayetlerini beğenenler de buna dahildir. O zaman siyasi cinayetlerin sebebi nedir? İspanya''da herkese veya partiye fikirleri için (bunlar bağımsızlık da olabilir) sadece hayata saygı göstermek şartıyla müsaade eden bir rejim vardır. Bask ülkesinin ve ondan yana olanlar tarafından yönetildiğini düşünen onlarla aynı görüşte olmayan yüzde 85 Bask vatandaşlarının başına ne gelecek? ETA cinayetlerinin tek sebebi İspanya''daki Franco''dan sonraki hür toplum hayatına uyamamak ve kindir." ETA''nın bugün başlıca mali kaynakları soygunlar, adam kaçırmalar ve işadamlarından alınan "devrimci vergiler"dir. ETA bir yandan seçimlere katılmakta bir yandan da hedefine ulaşmak için suikast, cinayet ve bombalamaları sürdürmektedir. Birçok ETA lideri yakalanmıştır. Buna rağmen örgüt 1990''larda etkin olabilmiştir. ETA halen anlaşma ile varılan ve 14 ay süren ateşkes süresini Ocak 2000''de kendiliğinden kesmiştir ve cinayetlere yeniden başlamıştır. Terör bir yandan da ABD elçiliklerini bombalamıştır. 1998''de Afrika''daki birkaç ABD elçiliği bomba tuzakları ile harap edilmiştir. Geçen ay içinde bu kez Cole adlı ABD savaş gemisi Aden körfezinde bir infilakla yaralanmıştır. Pekçok ABD''li denizci ölmüştür. Bu, teröristlerin de değiştiklerini yeni metodlar kullandıklarını, daha iyi silahlandıklarını göstermektedir. ABD anti terörist bir örgüte sahiptir. Yemen makamları FBI''ın mahalli polisle işbirliği yapmasına izin vermemişlerdir. Cole''da 17 ABD denizcisi ölmüştür. ABD şimdi hem ülkede hem de dışarda teyakkuz halinde terörün yeni darbelerini beklemektedir.

