Kaydet
a- | +A

Hükümetimiz, Türk vatandaşlığını iptal ettiği milletvekili hanım iptal kararına karşı Danıştay''a müracaat etti, hem yürütmenin durdurulmasını hem de iptal kararının kaldırılmasını istedi. Bu olaylar bizi vatandaşlık hakkında bazı bilgileri nakletmemiz gerek olduğuna inandırdığından bu yazımızı kaleme aldık.

Vatandaşlık bir kişiyi veya bir şeyi bir devlete bağlayan hukuki ve siyasi bağdır. Vatandaşlık, şahsı muayyen bir devlete bağlayan ve devlet içinde o şahsın haiz olduğu siyasi ve hukuki durumunu tesbit ederek kanunların bahşettiği haklardan faydalanmasını ve buna mukabil bazı mükellefiyetlere katlanmasında büyük rol oynar. Vatandaşın kullanacağı hakların başında seçmek, seçilmek, siyasi parti kurmak, siyasi parti üyesi olmak, siyasi partiden ayrılabilmek, memur olmak gibi haklar gelir. Yabancı bu haklardan yararlanamaz. Vatandaşın tabi olduğu mükellefiyetlere gelince bunların başında askerlik görevini yapmak, yani yurt savunmasına katılmak ve vergileri vermek gelir. Vatandaşlık kavramının Fransız İhtilaliyle ateşlenen modern milliyetçilikle ortaya çıktığı söylenebilir. Fransız İhtilâline kadar kişiler kralın tebaası idiler. Fransız İhtilâli ile egemenlik tek şahıstan kraldan alınarak topluma, millete verilmiştir. Toplumun fertleri artık bir şahsa değil bir millete mensup idiler. Bu milliyet fikrini (nationalite-nationality) doğurmuştu. Yani milliyet fikri kişinin şu veya bu topluma bağlı olması demektir. Feodalitenin son kalıntılarının ortadan kalkması ile ırk, dil, din, gelenek, kültür ve ülkü bakımlarından birbirine benzeyenler milli sınırlar içinde milli devletleri meydana getirdiler. Yukarda sayılan unsurların hepsinin mevcudiyeti bir milli toplumun meydana gelmesi için şart değildir. Bugün İsviçre''de dört ayrı dil konuşulduğu halde bir İsviçre milletinden bahsetmek kabildir. Milliyet fikri değerli Fransız düşünürü ve hukukçusu Hauriou''nun dediği gibi "zihni bir durumdur": "Une nationalite est une mentalite". Bir topluma ait olmak, onunla ortak vasıflara haiz olduğuna inanmak, onun kaderini paylaşmak zihniyeti.

Kişinin bir devlete bağlanması niçin önemlidir? Zira devlet vatandaştan birtakım ödevler bekler, vergilerini ödemek suretiyle yurt giderlerine iştirak, askere giderek yurt savunmasına iştirak gibi. Devlet buna mukabil vatan içinde ve dışında vatandaşı korur. Vatandaşlık kavramı gelişirken şüphesiz bugünkü tarifteki (bir şeyin) devlete bağlı olması başlangıçta bahis konusu değildi. Vatandaşlık gerçek bir kişinin devletin unsurlarından olan nüfusa ait olması olarak tanımlanıyordu. Daha sonra tüzel kişilere de bir vatandaşlık tanınması yoluna gidildi: Fransız şirketi, Alman derneği gibi. Vatandaşlık hukuk süresi kişiler dışında da dış ve iç sularda seyahat eden gemilere ve havalardaki uçaklara tanınmıştır. Buna sebep yüksek değerlerdeki bu çok seyyar malları belli bir devletin kontrolüne tabi tutmaktır.

Anladığımıza göre milletvekili hanımın vatandaşlığı 11 Şubat 1964 tarihli 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu''nun, Kaybettirme başlığı altındaki maddesi mucibince kaybettirilmiştir. 25. madde Vatana bağlılıkla bağdaşmayan eylemler bölümü içindedir. 25. madde şöyledir: "İzin almaksızın kendi istekleriyle yabancı bir devlet vatandaşlığını kazananlar vatandaşlıklarını kaybederler. Türk vatandaşlığını kaybedenler Vatandaşlık Kanunu''nun 8. maddesine göre yeniden vatandaşlığa alınabilirler. İkamet şartı aranmaz. Yalnız burada dikkat edilecek husus müracaatın otomatik olarak Türk vatandaşlığına geçmesini sağlamamasıdır. Madde "Bakanlar Kurulu ikamet şartı aramaksızın yeniden vatandaşlığa alabilir" demektedir. Türk vatandaşlığını kaybettirme yolu ile Bakanlar Kurulu kararı ile kaybedenler için Bakanlar Kurulu''nun yeniden vatandaşlığa alınmada çok hassas olacağı büyük takdir hakkı bulunduğu şüphesizdir.

Kaybettirme yolu ile Türk vatandaşlığını kaybetmiş olan kadın, 5. madde mucibince bir Türkle evlenerek otomatik olarak (maddenin ibaresi kendiliğinden) Türk vatandaşlığını kazanamaz, bu, kanuna karşı hile olur.