Avrupa Birliği yolunun bizim için ince ve uzun olacağı peşinen söylenmişti. Ama -hele resmen adaylığımızdan sonra- bu derecede lâgar gideceğimiz tahmin dışı idi.
Şimdi bir AB Genel Sekreterliği kurulacağı, başına bir büyükelçi getirileceği, kuruluşun doğrudan başbakana bağlanacağı söyleniyor. Sekreterliğin başbakan adına 3. başbakan yardımcısı tarafından izleneceği, bu makama Mesut Yılmaz''ın talib olduğu, gelen haberler arasında..
Vaktiyle kendisine o derecede ümitler bağlanan Sayın Yılmaz, Özal''ın yolunu izleyemedi. Bu yüzden ANAP oyları geriledikçe geriledi. Halbuki iyi ekibi olan bir parti idi, bugün de öyledir.
Bunları Sayın Yılmaz''ı kınamak, hattâ eleştirmek için yazmıyoruz. Uyarmak için yazıyoruz. Zira talip olduğu makam, lütfen tarihçi görüşüme itimat buyurunuz, Türkiye''nin geleceği bakımından, Çankaya''dan daha önemlidir. Büyük sorumluluktur. Türk''ün istikbali AB normlarına erişip erişememesine bağlıdır. Bu normlar nedir? Atatürk''ün muâsır medeniyet seviyesi veciz ibaresiyle gösterdiği hedefin ta kendisidir.
Bu hedefe büyük inançla sarılmış bir ekibin çalışması lazım. Bu çalışmanın, şimdiye kadar çok az alışık bulunduğumuz bir sür''at ve dirayetle yapılıp ceste ceste Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde millî iradeye sunulması gerekiyor. Atatürk inkılâplarındaki ve Özal''ın ilk yıllarındaki çok hızlı tempoyu yakalamak zorunludur.
Enflasyonu çökertmek, özelleştirmeyi tamamlamak, şaibesiz enerji yatırımları, AB normlarının ana temalarındandır. Ulaştırma Bakanı''nın cep telefonu ihalesi hakkındaki tehdide benzer son ithamları, hâlâ bazı kafaların Türk devletini ucuza kapatarak tatlı kârlar elde etmek için huyundan vazgeçemediklerini gösteriyor. Bakanı millet huzurunda açık konuştuğu için kutluyoruz.
Sayın Demirel, AB çizgisinin ne derecede hayatî olduğunu vurguladı. Çankaya''dan ayrıldıktan sonra daha açık konuşabileceği muhakkaktır.

