Bir cumartesi sabahı. Türk Hava Yolları Genel Müdürlük binasında bir kahvaltı sofrası.
26 yıl önce başlamış bir hikâyeden bugüne, Staj Okulunun yolculuğuna tanıklık ediyoruz.
Kurucusu Burhan Koca dünyanın en enteresan insanlarından biri, kafası çok farklı çalışan, diğerkâmlığın ete kemiğe bürünmüş hâli. İnsan biriktirme sanatçısı, yeni tabiriyle network geliştirme ustası.
28 Şubat sürecinde başörtülü kızların staj yeri bulamaması çok dokunmuş Burhan Bey’e. Namazını kılmak isteyen gençlere vakit namazları şöyle dursun, cuma namazı için bile izin verilmediği dönemler.
Naylon staj adı altında staj yapmadan bir yerlerde kaşe basılıp devam edilen zamanlar. Burhan Bey Boğaziçi Üniversitesi mezunu. Boğaziçi Üniversitesi mezunları tıpkı İTÜ’lüler, ODTÜ’lüler, Bilkent’liler gibi birbirini tutan, kollayan bir lobi. Burhan abi bakıyor ki gençler staj yeri bulamıyor. “O zaman staj gibi bir program yapalım, gençlere 6 haftalık, farklı alanlardan farklı uzmanların eğitimler verdiği bir staj yapmış gibi katkı sağlasın” diyor.
Arkadaşlarından destek alıyor, Boğaziçi’liler başta olmak üzere iyi yerde yönetici olan tüm dostları yardıma koşuyor, herkes alanında katkı sağlamak suretiyle gençlerin başvuruyla gelip, bir lira para ödemeden eğitimler aldığı bir sistem kuruyorlar. Ve bunu tam 26 yıldır aralıksız sürdürüyorlar.
Peki Staj Okulu nedir?
Staj Okulu, üniversite öğrencilerinin teorik bilgilerini gerçek sektör deneyimiyle birleştirdiği, özellikle bilişim ve insan kaynakları gibi alanlara odaklanan uygulamalı staj programlarına verilen isimdir. Geleneksel stajların aksine, 6 haftalık (30 iş günü) gibi belirli dönemlerde uzmanlaşılacak sektörü seçememiş öğrencilere farklı alanları keşfetme ve pratik yapma imkânı sunuyor.
Hep bir Burhan çıkar!
Bu memleket her zaman krizlere gebedir. Erken kalkanın darbe yaptığı dönemleri de gördük, ekonomiyle darbelerin yapıldığı zamanları da. Her dönem birileri mağdur edildi. 28 Şubat bunların en keskinlerinden, en acılarından biriydi.
Hatırlarsınız, bin yıl sürecek diyenler oldu ama bunu diyen zamanın en kudretlilerinin yargılandıklarını gördük ahir ömrümüzde.
Refah Partisinin kapatılması kararına Erbakan hocanın cevabı çok ilginç bir derstir mesela.
"Bu alınmış olan karar, tarihin akışı içerisinde basit ve sıradan bir olay değil, çok önemli bir dönüm noktasıdır. Kararın kendisi hukuki değil, tamamen siyasi bir karardır. Hiçbir kimse milletin kalbinden inancını ve sevgisini söküp alamaz. Biz bir aileyiz, partiler sadece birer araçtır. Bu karardan dolayı en ufak bir üzüntü duymuyoruz" demişti hoca. Öyle de oldu. O amblemle değilse bile oradan yetişenlerin kurduğu partiyle arzulanan birçok şey yapıldı. Mesela Ayasofya yeniden cami oldu. Hayaldi, gerçek oldu.
Burhan Koca, Staj Okulunu kurduğunda 26 yıl sonraki bu sabahki kahvaltıyı bir video kameradan izletseler muhtemelen inanmazdı.
O gün için bir başörtülü kızın işe bile alınmasının mümkün olmadığı THY’nin genel müdürlük binasında bugün çok sayıda başörtülü girişimci, yönetici hanımefendi vardı.
Demem o ki abiler, ablalar, her zaman bir Burhan çıkar. Çıkar, sessiz, sedasız bir iklim geliştirir, tanımadığı, tanımayacağı gençler için bir hayal kurar ve gerçekleştirir.
“Senden ümit kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır” demişti Sezai Karakoç üstat “Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine” şiirinde.
Ben de ondan ilhamla diyorum memleketime… Senden ümit kesmem bağrında yüz binlerce aslan gibi evlat vardır.
---
Erdoğan’dan sonra ne olacak?
Bazen diyorlar ya “Erdoğan’dan sonra ne olacak”. Allah hem Sayın Cumhurbaşkanı’mıza, hem de hepimize ağız tadıyla, huzurla, afiyetle süreceği bir yaşam versin.
Rahmetli Erbakan’ın hayatta olduğu dönemi, 94 seçimlerini ve sonrasını hatırlayın. “İşte lider!” diye muhafazakâr kesim Erbakan hocayı gösteriyordu. Oysa tarih hepimize şu dersi verdi ki Necmettin Erbakan kendi imza attığı dönemiyle değil ama kendinden sonra gelecek olan liderin önünü açmasıyla tarihe geçti.
Sayın Erdoğan 24 yıl iktidarda kaldı ama bu 24 yılın çok büyük bir kısmında birçok vesayet odağıyla mücadele etti. Eğrisiyle doğrusuyla çeyrek asra imza attı.
Benden kayıtlara geçmesi için bir tahmin. Sayın Cumhurbaşkanı görevini sağ salim tamamladıktan sonra kendisinin yerine Türkiye’de devlet mekanizmasının başına öyle biri gelecek ki, onunla birlikte bu üçlü silsileyi anlayacağız. Resim o zaman tamamlanacak, o zaman anlaşılacak.
Bu milletin hiçbir zaman öne çıkacak, görevi sırtlayacak evlatlarının olmadığı olmamıştır. Her zaman bir yiğit çıkar, sancağı alır ve devam eder. Böyle olmuştur, böyle olacaktır.

