Kaydet
a- | +A

Birkaç gün önce Amerika Birleşik Devletleri''nin uzaya fırlattığı bir füze hedefini vuramadı. Patlayıp kendi kendini yok etti. Tam 100 milyon dolar boşa gitti. Tek füze için 100 milyon dolar... Dostumuz ve müttefikimiz Amerika, ne yapmak istiyor?

Washington''a göre modern savaş, düğmelere basılarak yürütülecektir. Tek Amerikan erinin hayatı, ölçüye gelmez değerdedir. Orduların karşılıklı vuruşması şeklindeki klasik harp, tarihe karışmıştır.

Çok güzel. Kimse itiraz etmez. Ama düğmeye basılarak fırlatılan füzeler, düşman topraklarına düşmeyecek, maazallah tâdâdı mümkün olmayan sayıda insanı öldürmeyecek midir?

Bunun da çaresi bulunmuştur(?): Her iki tarafın füzeleri, karşı tarafın toprağına düşmeden önce atmosferde, hattâ uzayda karşı karşıya gelecektir. Hangi tarafın füzesi, hasım füzece yok edilirse, o taraf yenik düşecektir. Füzesi imhaya uğrayan, savaş gücünü yitirecektir(?).

Birleşik Amerika, işte böyle savunma füzelerinin ilkini Kaliforniya''dan ateşleyerek fırlattı. Fakat talihsiz füze, az önce fırlatılan düşman füzeyi vuramadı. Pas geçti. Hedef şaşırdı. Kendi kendini yok etti. Bilmem hangi mekanizmasında ârıza çıkmışmış. Bu durum, gerçek savaşta olsaydı, imha edilemeyen düşman füzesi bir Amerika şehrini vurup ortadan kaldıracaktı(?)

Washington''ın yürüttüğü bu uzay savaşı projesinin babası Başkan Reagan''dır ki, Yıldız Savaşları planını ortaya atarak, Sovyetler Birliği''nin dağılmasını sağladı. Tarihin seyri değişti. Bugün yukarıda anılan proje, gene Cumhuriyetçiler''in ısrarı ile geliştiriliyor. Demokratlar ve Başkan Clinton, yüzlerce milyar dolarlık böylesine bir savunma sistemine taraftar değil. Rusya ve Çin ile Avrupa Birliği ise şiddetle karşı çıkıyorlar. Zira onlar da yapmaya kalksalar, akıl almaz masrafları göze alacaklar.

Müzakereler 20 yıl sürdü. Amerika ve Rusya, ellerindeki nükleer ve biyolojik silâhları imha edemediler. Üstelik bu silâhlar küçük çapta başka devletlerde de mevcut. Washington, bir nükleer veya biyolojik taarruza karşı tedbir alıyor. Mesele budur. İnsanlık, topyekûn yok olma tehlikesini ortadan kaldıramadı.

ÖNE ÇIKANLAR