Kaydet
a- | +A

1876''dan bu yana epey Anayasa (Osm. Kaanûn-i Esâsî) yaptık. En iyileri, Atatürk''ün anayasasıdır ki, 1960 ihtilâlinde yürürlükten kaldırıldı. En kullanışsızları, darbeler sonunda yaptırılan 1961 ve 1982 anayasalarıdır.

Zira bu ikisi, yalnız vatandaşa değil, millî iradeyi temsil eden icraya, hattâ Türkiye Büyük Millet Meclisi''ne karşı yasaklarla doludur. Millî iradeyi kıskaca almıştır. Bütün bu yasaklarla korunmak istenen, Devlet''tir. Burada mantık, milletin Devletin koruyucusu ve sahibi bulunduğundan şüpheye dayanır. Bu şüphe ise hem gülünç, hem antidemokratiktir.

Diğer bir kusur, nelerin yapılamayacağını iyice yazalım endişesiyle, metnin tüzüğe döndürülmesidir. Yasalarla çözümlenecek şeyler, anayasaya konmuştur.

İngiltere''de icra (yürütme) yıldırım gibi hızlıdır. Zira anayasa yoktur. Böyle bir ihtiyaç duyulmamıştır. Yasalar ve yasalardan bile fazla riayet edilen teamüller yeterli sayılmıştır. Birleşik Amerika''da ise federasyon şeklinde kurulmak zorunluluğu olmasaydı, bugünkü kısacık ve kuruluştan bu yana pek az tadile uğramış bir anayasa fuzuli görülebilirdi. Ancak bilhassa insan ve ferd (kişi) haklarının şiddetle vurgulanması için oluşturulduğu söylenebilir.

Fransa, 210 yıldan bu yana sürekli anayasa değiştirmekle ünlüdür. İhtiyaçlar değiştikçe yepyeni anayasalar yapmıştır. Halbuki Medenî Kanun''unu 190 yıl ayakta tutmuştur.

Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay Başkanları gibi en üst yargıçlarımız, bugünkü anayasamızın ihtiyaçları karşılayamadıktan başka, yeterli derecede demokratik bulunmadığını da belirtmişlerdir.

Devletimizin köhneleştiği, çarkların çağ dışı bir ağırlıkla işlediği muhakkaktır. Bu ağırlık, hem bürokrasimizin, hem politikacılarımızın iliklerine işlemiştir. Yasa zengini Türkiye''de şu veya bu kanunun şu veya bu maddesi, zaten hiç de atılgan tipte bulunmayan bürokratımızın, politikacımızın ellerini kollarını bağlamıştır. O kadar üzerine titrenen Devlet, işte böyle acıklı bir duruma gelmiştir. Zira görünüşte değil, gerçekte en güçlü devletin, ancak demokrasilerde oluşacağını anlayabilmekte çok geciktik. Milletimizin hangi sorununu çözümlemekte gecikmedik ki?..

ÖNE ÇIKANLAR