Kaydet
a- | +A

Bazı milliyetçilerimizde ve muhafazakârlarımızda, Avrupa Birliği''ne üye bir Türkiye''nin millî değerlerinden kaybedeceği fobisi hâlâ mevcud olabilir. Dinimizin, dilimizin, hattâ bağımsız devlet vasfımızın tehlikeye düşeceğini ileri sürenler vardı. Hepsi bir cemaatin başında bulunan bu arkadaşlarla yarım asırdır Avrupa ile çok yakınlaşmamız zaruretini konuşmaktan dilimizde tüy bitmiştir. Hepsine Allah rahmet eylesin, çok direnenler çıkmıştı.

Milliyetçi fikir, millî kültür değerlerinin üzerine titremekle başlar. Milletin, dünya nimetlerinden gerekli payı alamaması üzüntüsüne dönüşünce, politikaya intikal eder. Türk milliyetçiliğinin 130 yıllık tarihi budur.

Bağımsızlığımızın kısıtlanacağı iddiası, daha çok korkutmacaya benzer. Öcü göstererek baskıya almaktır. Fransa''nın, İsveç''in bağımsızlıkları ne kadar kısıtlanmışsa, Türkiye için de aynı şey geçerlidir. Ne eksik, ne fazla. Zaten herhangi devirde yapılmış bir devletlerarası andlaşmada taraflar, karşılıklı tavizler verip kısıtlamalara rıza göstererek imza koyarlar. Avrupa Birliği de aynı şeydir.

Yoksulluk içinde büyük kültürlerin gelişmesi duraklar. Türkiye, bu zorluk içinde kalmıştır. Kültürünü yayamamasının sebepleri arasında maddî yoklukların ağırlığını kimse inkâr edemez.

Avrupa Birliği bize, millî kültürümüzü, dilimizi, san''atımızı geliştirmek için, bütün çağdaş imkânları açacaktır. Gerisi, bizim yeteneğimize kalmıştır. Sonuçtan, en muhafazakâr milliyetçiler bile memnun olacaklardır. Bu hususta hiç şüphem yoktur.

Millî değerler, kapanarak değil, açılarak büyür, yayılır, yükselir. Millî kültürün zarar göreceği vehmi, Türk kültürünün haşmetini öğrenememiş, daha kendi dilini doğru telaffuz edemiyen, mübtedî milliyetçilerin duygusu olabilir.

Tebriklere cevap verememenin mahcubiyeti içinde, dostlarımın, okuyucularımın bayramını kutluyorum.

ÖNE ÇIKANLAR