Kaydet
a- | +A

Ankara''da liderler zirvesi toplandı. İleriye doğru tedbirlerde daima geciktiğimiz için, Öcalan konusu gündemin üst sıralarından düşmüyor.

Halbuki gerçek gündem, Avrupa Birliği üyeliğimizdir. Türkiye''nin 200 küsur yıldan bu yana gerçek gündemidir. Ve başka her olay, teferruattır. Tarih perspektifinden böyle görünüyor.

Aday sıfatıyle ilk AB toplantısına giriyoruz. Avrupa''da, Türkiye''nin çağdaş demokrasi çizgisine ulaşabileceğine dair şüphe izhar eden açıklamalar başladı.

Türkiye''yi bu derecede yeteneksiz görenlerin bulunması hayret vericidir. Hem içimizde, hem dış ülkelerde... Türkiye''nin bir Portekiz''in, bir Yunanistan''ın elde ettiği demokrasi düzeyine erişememesi millî onur meselesi hâline geliyor. Gelmesi lâzım.

Bu hususta hantallık, nemelâzımcılık, yavaştan alma, alttan torpilleme, basit problemleri karmaşık hâle sokma, her şeye parti çıkarı açısından bakma gibi biribirinden berbat tutumlar, kabûl edilemez.

Ufaklı büyüklü binlerce hukukî düzenleme yapıp derhal uygulamaya geçirmek durumundayız. İcranın, çok iyi görev dağıtması ve her göreve müddet koyması gerekiyor. AB uyum çalışmalarının sorumlularını herkes bilmeli. Gerçek sorumlu elbette hükûmet ve başbakandır. Fakat teknik hazırlayıcılar için de Bakan seviyesinde koordinatör şarttır. Üç düzine bakanlı hükümetlerde koordinasyon mümkün değildir, yahut zayıftır. Âcil teşkilâtlanma lüzumu ortadadır.

Dere tepe düz gidip arpa boyu yol almak politikası çağ dışı, miskin bir karakterdir. Böyle yöneticilere karşı küçümseme duygularımızı hiç saklamadık. Önce, AB uyum düzenlemelerinin tam envanteri ilân edilmeli. Her konu tarihlenmelidir.

AB üyeliğine hazır hâle geldiğimiz an, Büyük Türkiye şekillenir. İlk 10''a girmemiz gibi iddialar ciddiyet kazanır. Bu çizgiye eriştiğimiz zaman, üye olup olmamak bile ikinci derecede kalır.

ÖNE ÇIKANLAR