Kaydet
a- | +A

Türkiye Cumhuriyeti''nde Müslüman azınlık yoktur. Hukuken ve devletlerarası hukuk bakımından böyledir. Çok daha önemlisi, fiilen böyledir.

Müslüman azınlık olsaydı, Türk soyundan gelmeyenlere Devlet kapısını kapatırdık. Zira burası bir Türk Devleti''dir. Ancak Türk olmak için asla ırk kökenine bakılmaz. Hiç bakılmamıştır. Ne imparatorluk, ne Cumhuriyet rejimlerinde. Ne otoriter dönemlerimizde, ne demokrasi devirlerimizde. Bu hususta Türk milliyetçisi, Türk sağı, solu, aşırı solu müttefiktir.

Türk değilim iddiasıyla açık ırkçılık yapmayan vatandaşımızı biz, Cumhurbaşkanlığına, Meclis Başkanlıklarına, Başbakanlığa, Genelkurmay Başkanlığına, hâsılı akla gelebilecek her makama getirir, devleti ve yönetimi kendilerine emanet ederiz. Bu mekanizmaya şimdiye kadar sağdan, ortadan, soldan hiçbir çekince gelmemiştir. Doğrusu bu hususta nice Avrupa ülkesine örnek oluştururuz. Ne çare ki biz yoksul, onlar zengin olduğu gibi sesimiz kısıktır. Yoksa Avrupa ülkelerinin insan coğrafyası hakkında söylenecek sözler tükenmez.

Problem nedir? Dış kışkırtmalara dayanan bir ırkçılık hareketidir, küçük kavim milliyetçiliğine dönüşmüştür. Asla devlet kuramamış, edebiyatları bulunmayan kavimler, çatılarında yaşadıkları ülkeye baş kaldırmışlardır. Her birine devlet verilirse, dünya devletlerinin sayısı zaten 200''e çıktı, 2000''e yükselir. Herkes kaybeder.

Bu konuda Avrupa''nın, Birleşik Amerika''nın karşısına sert ifadelerle çıkmamalıyız. Bu üslûp, Türk soyundan gelmeyen, Kürt veya başka soydan gelen, alt kimliklerini koruyarak Türk olan vatandaşlarımızı da üzer. Fiili gerçekler öylesine belirgindir ki, şiddet kullanmayan her fikir, en ilmî ve yumuşak tarzda çürütülebilir. Zaten azınlık ırkçılığı, geniş ölçüde palavraya dayanır. Ama en köklü çözüm, eğitimden geçer. İşte burada zayıf kalmışızdır.

Müslüman azınlıklar oluşturmayacağımız bir realitedir. Oluşturmaya özel gayret göstersek, Türkiye coğrafyası karışır. Herkes zarar görür.

Zaten hiçbir devlet böyle halt yemez.

Ancak her kişi, ferden, istediği her şeyi öğrenmek hakkını haizdir. Bu, her insanın doğuştan hakkıdır. Kendi özel imkânları çerçevesinde, istediği dili öğrenir. Bu dillerde, bölücülüğe kalkışmamak şartıyla istediği yayını yapar. Zaten fiilî durum budur. Yaşadığı ülkede yapamazsa, o ülke dışında yapacaktır. Yarın devam edeceğim.

ÖNE ÇIKANLAR