Kaydet
a- | +A

Dünyanın dikkati, Başbakan Sayın Bülent Ecevit''in Başkan Clinton''la yapacağı yarınki görüşme üzerinde odaklandı. Sebebi, bu görüşmenin Avrupa Birliği''nin Aralık ayındaki Helsinki toplantısının bir çeşit göstergesi sayılmasıdır. Pek çok devlet, Türk dış politikasının seyrini izliyor. Aralık ayından önce Kıbrıs üzerinde mutlaka konuşulacaktır. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, New York''ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu''nda, Türkiye''nin Kıbrıs konusunda ne yapıp ne yapamayacağını açıkça anlattı.

Kasım ayındaki Clinton ve Chirac gibi en ağırlıklı şahsiyetlerin İstanbul ziyaretleri ve sonraki Helsinki konferansı öncesinde bizi önemli olduğu derecede âcil şekilde ilgilendiren husus, ekonomik açılımdır. Bunu sağlamak için hemen Ekim ayında taze para girmeye başlaması gerekiyor.

Yüzyılın büyük âfeti deprem öncesinde Türkiye ekonomisi tıkanmanın eşiğinde idi. Deprem, getirdiği onulmaz acılar yanında, ekonomiyi büsbütün sarstı.

Ekonomiyi vurmakla kalmadı, yüce Türk devletinin hantallaşmış bünyesini de açığa çıkardı. Benim gibi reform (Osm. ıslâhat) taraftarları devletin köhneleştiğini, çağa uyum sağlayamadığını yıllardan beri yazıp çiziyordu. Ancak Türkiye''de fikir adamı pas geçilir. Politikacının (affedersiniz, parti genel başkanlarının) dediği dediktir.

Ecevit''in başarı ile dönüşünü bekliyoruz. Muhalifleri de aynı duyguyu paylaşıyorlar. Bütün millet bunu temenni ediyor. Zira -çok defa unutsak bile- hepimiz aynı gemide zaman yolculuğu yapıyoruz, özel tekne sahibi yoktur.

Ama olmazın oldurulmasını bekliyenler varsa, reelpolitik''e aykırıdır. Makulün gerçekleştirilmesi yeterlidir. Sayın Başbakan döner dönmez, kendisini çok ağır ve acele icraatın yanında, kısa tatilini tamamlamış Türkiye Büyük Millet Meclisi''nin olağanüstü yoğun ve bir o kadar hayatî gündemi içinde bulacaktır.

ÖNE ÇIKANLAR