Bu satırların yazıldığı dakikalarda, koalisyonun 3 lideri toplantı hâlindeydiler. Türkiye için birbirinden hayatî sorunlarda karar alacaklar. Üçüne de Cenâb-ı Hakk''tan zihin açıklığı niyâz ediyoruz.
Başta Cumhurbaşkanlığı konusu geliyor. Sayın Süleyman Demirel gibi modern siyasî tarihin en kapsamlı bir şahsiyetinin muhalifleri, hattâ düşmanları bulunması tabiidir. Siyasetin ve insan yaradılışının gereğidir. Ancak aklı başında kimse çıkıp daha iyi, hattâ eşit kapasitede bir kişi gösteremiyor. Gösteremez, zira yoktur.
Niçin olmadığı üzerinde yapılacak bütün eleştirilere katılırım. 1870''ten bu yana kaht-ı ricâl (devlet adamı kıtlığı) kavramının siyasî hayatımıza nasıl yerleştiğini, bundan dolayı ne büyük zararlara uğradığımızı en kapsamlı şekilde vurgulayan tarihçi benim. Müstesna kişiler çıkmıştır, hattâ hiç eksik değildir. Ama ya çalıştırılmamış, ya bizzat kendileri iyi ekip oluşturamamış veya adam bulamamışlardır. Bu arada Türkiye''nin gerçek değerleri harcamakta ve yerinde kullanamamakta, dünya rekoruna eriştiğini âdetâ insan harcamaktan hoşlandığını söyleyebilirim.
Sayın Süleyman Demirel''in birikimi öyle bir yoğunluktadır ki, değil Türkiye''de, dünyada bir benzerini göstermek kolay değil. Pek çok vasfı arasında Türkiye''yi ondan iyi tanıyan ve meselelerimizi daha derinlemesine bilen kimsenin bulunmadığı kesindir. Böyle bir şahsiyetten feragat etmek, gaflet olur. İşleri karıştırır, gene yüzümüze gözümüze bulaştırırız. Demirel''e itiraz edenler, duyguları üste çıkan romantiklerdir. Gençlere yer açılsın falan gibi güzel temennilerde bulunuyorlar. Başta Sayın Demirel''in yaşına karşı çıkıyorlar. Doğrusu Cumhurbaşkanımız''ın çalışma kapasitesi, bütün gençlerimize örnektir.
Kaldı ki, yakın geçmişte ülkeleri için büyük misyonlar üstlenmiş Adenauer, de Gaulle, Churchill, Reagan gibi demokrasinin en çaplı Devlet adamları, aynı yaşlarda idiler.
Türk milletinin yüce menfaatleri için Cumhurbaşkanlığı konusunun en verimli şartlar sağlanarak çözümü, tabiatiyle 3 koalisyon partisi dışında Fazilet Partisi ile Doğru Yol Partisi''nin de iştirakini gerektiriyor. Türkiye Büyük Millet Meclisimizden akılcı kararın çıkacağı ümidindeyiz.

