2000''li yılların ilk bayramının son günündeyiz. Aynı Şeker (Ramazan) Bayramı ile gene 2000 yılının sonunda bir defa daha teşerrüf edeceğiz.
Yarından itibaren Türkiye''nin yüklü gündemi yeniden hareketlenecek. Başımıza belâ kesilen hemen mi asalım, bekliyelim mi? konusu aktüalitesini sürdürecek. Bendeniz bir parçası bulunduğumuz Avrupa hukuku prosedürünün neticelenmesini bekliyelim diye yazacağım. Mesleğimizin üstâdı dostum Altemur Kılıç işi uzatmaya lüzum yok diyecek.
Ama ekonomik meseleler ağırlığını artıracak. Dünya Bankası, TC Enerji Bakanlığı''nı, lüzumsuz büyük paralar harcamakla suçladı. Washington''ın ne demek istediği üzerinde tefsirler kaleme alınacak. Politikacılarımız ve bürokratlarımız, en ucuz enerji ve telekomünikasyon yatırımlarının Türkiye''de gerçekleştirildiği ve bu hünerlerinin bundan böyle devam edeceği güvencesiyle içimizi rahatlatacaklar.
Türk âlemiyle ilişkilerimizde şahsî gayreti ve inancı, üstün yeteneği ile en önemli başarıyı gösteren Süleyman Demirel''in, bu alandaki faaliyetlerine ve esasen Turan fikrine karşı olanlar, Anayasa tadilâtına yanaşmamak için bin dereden su getirecekler. Meclisimiz, 21. asır Türkiyesi''nde cumhurbaşkanlığı yapabilecek milletvekilleriyle dolup taştığı için, içlerinden birini tercihte epey zorlanacaklar.
Trilyon avcısı hayâsızlar İstanbul''da, Ankara''da, Londra''da, artık hantal da değil, tamamen âtıl ve battal hâle gelen adalet mekanizması ile dalga geçmekte devam edecekler. Onlara trilyonları kusturacak siyasî irade, Türkiye''de üç dönem üst üste seçim kazanır ama, politikacılarımız bunun farkına varamadılar.
Televoleleri, gazete ilâveleri, buralarda teşhir edilen rezillikleri ve sefillikleri, ahlâk, san''at ve estetik erozyonunu nefretle izleyen halkımız, yarın bayramını tamamlıyacak. Ateşten gömlek hâline gelen hayat mücadelesine, birkaç gün önce bıraktığı yerden devam edecek...

