Geçen yılki genel seçimlerin sonunda Cumhuriyet Halk Partisi''nin Meclis dışında kalmasına üzüldüğümüzü bu sütunda ifade etmiştik. Deniz Baykal ve daha nice politikacı, siyasî hayatımıza renk katıyorlardı. Bir sosyal demokrat parti, demokrasinin vazgeçilmez parçasıdır.
Ancak Atatürk''ün partisi, Cumhuriyetimiz''i kuran parti edebiyatıyla yakılan ağıtlara karşıyız. Zira tarih gerçeklerine aykırıdır. 1946 sonrası CHP''nin, Atatürk''ün partisi ve Cumhuriyet''i kabûl ve ilân eden parti ile, ancak isim benzerliği vardır. Tek parti döneminde Atatürk''ün bu isimle kurduğu parti, az mübalağa ile söylersek, bütün veya birçok politik temayülü tek çatıda topluyordu.
1946''da Demokrat Parti kuruldu, Millet Partisi ve başkaları ortaya çıktı. CHP, genel oyun üçte biri çizgisine düştü. Sonra bir tarihte, marksistler bu partide toplandı. Atatürk''ün milliyetçi partisi maziye karıştı. Milliyetçiliği hasım ilân eden bir siyasî teşekkül oluştu.
Üçte bir ve bugün onda bir oy alan ve milliyetçiliğe yan bakan bir CHP, Atatürk''ün partisi falan olamaz. Bu, Doğru Yol''un, Demokrat Parti ve Adalet Partisi olduğu iddiasına benziyor.
Atatürk sevgisinin bütün partilerde ortak ve geçerli olması gerekir. Demokratik Cumhuriyet ve çağdaş uygarlık ilkelerini benimsemeyen bir partinin ise Avrupa''da yeri yoktur.
Temennimiz, CHP''yi gelecek seçimlerde Yüce Meclis''te görmektir. Bir hizipler ve sürekli kongreler partisi olması, diğer siyasî teşekkülleri ilgilendirmez. Ancak 1980 öncesi büyük hatasını tekrarlamamasını, kıytırık oylara rağbet ve tenezzül etmemesini diliyoruz. CHP''nin bugünkü bünyesinde de -geniş ölçüde bu temayüller HADEP''e kaymakla birlikte- ırkçı, bölücü, marksist hizipçikler bulunabilir.
CHP, bilhassa üst bürokraside, san''at, edebiyat kesimlerinde, en rağbet gösterilen partidir. Bir kısım bürokratlar, onu, hâlâ Atatürk''ün, İnönü''nün partisi sanıyorlar. Bu görüş, geniş kitleleri rencide etmiştir. Partinin oyları, düştükçe düşmüştür.
Deniz Baykal''ı kutluyor, başarılar diliyoruz. Altan Öymen''in de çok değerli bir politikacı olduğunu hatırlatıyoruz.

