Kaydet
a- | +A

Medyanın sürekli haber ihtiyacı, bazı ikinci derecede gelişmeleri, manşete çıkartabiliyoruz. Biz Sayın Tansu Çiller''in basın aracılığı ile sayın Mesut Yılmaz''a intikal ettirdiği teklifi böyle değerlendiriyoruz. Zira Merkez Sağ birleşiyor, hayırlı olsun şeklinde sevinç çığlıkları atamayacak derecede gerçekçiyiz.

Merkez Sağ''ın bu iki partisi, güzel bir koalisyon yapmışlardı. Bu koalisyon sürebilseydi, Türkiye birkaç yıl kaybetmezdi. 28 Şubat olmazdı. Üçüncü Milenyum''un eşiğinde, Türkiye gibi bir Avrupa devleti, darbe tehlikesini, ancak Çankaya''da bulunan zâtın bilgeliği sayesinde atlatabilecek bir kriz yaşamazdı.

Zihinlerimiz nisyân (unutkanlık) ile mâlûl bir toplumuz. Hatırlayalım: Bu güzel koalisyon, Mesut Bey''in çamur üzerine oturmam demesiyle bozuldu. Sonra Türkiye, inanılması güç bir Refah-Yol dönemi yaşadı.

Biz vaktiyle Sayın Demirel''den, -meâlen yazıyorum- politikanın millete hizmet sanatı olduğu, binaenaleyh politikada şahsî sempati ve antipatilerin, dostluk ve düşmanlıkların millî menfaat bakımından düzenlenmesi gerektiği, dersini almıştık.

Partiler ve liderleri arasında yakınlık, temsil ettikleri vatandaşın menfaatinedir. Hiç şüphe yok. Kavga, münâferet ve anlaşmazlık, vatandaş aleyhine gelişmelere yol açar.

Çiller''in teklifi, medyatiktir. Ama ayrıca samimi olmadığını iddia etmek, peşin hükümdür. Yılmaz''ın cevabına gelince, olumlu mana taşıyacaktır.

Ama Merkez Sağ çöküntü hâlindedir. Onarılması zor yaralar almıştır. Çok daha kapsamlı partiler içi ve partiler dışı şartlarla yeniden Türkiye''de millî iradeyi temsil eder duruma gelebilir. Kaldı ki, Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye''nin geleceği için vahîm olan bu boşluğu doldurmaya tâliptir. Zaten yalnız Doğru Yol ile ANAP değil, Fazilet''in de davranışları, MHP''yi durdurmak istediklerini açığa vurdu. MHP, sözcüsü Sayın Yahnici vasıtasıyla, ANAP-Doğru Yol birleşmesini teşvik ederek kibarca meydan okudu. Bakalım sonbaharda neler olur?

ÖNE ÇIKANLAR