Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel, 20. yüzyıldaki son basın toplantısında bize 2000''lerin ufkunu gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti''nin hedeflerini tespit etti. 3-4 yıl içinde gerekli ekonomik ve hukukî reformları yaparak Avrupa Birliği üyesi olmamız gerektiğini belirtti.
Dünyanın en tecrübeli Devlet adamı ve politikacısının söyledikleri elbette önemlidir. Sözlerinde gizlenen mânâları da okuyabilmek lâzımdır.
Tekrar seçilerek görevine devam ederse, aynı azim, enerji ve yorulmak bilmezlikle misyonunu sürdüreceği açıktır. Bu gerçekleşmediği takdirde fiilen politikaya katılacağı, aynı derecede âşikârdır. Bize göre bir hafta bile beklemez. Türkiye Büyük Millet Meclisi''nde zahmetsizce grup kurabileceği bellidir. Tasarladığı birçok teşebbüs olabilir. Sürekli fikir ürettiğini biliyoruz.
Merkez sağ, silinmekten kurtulmak, eski gücünü kazanmak istiyor. Aksi takdirde Milliyetçi Hareket Partisi, Merkez Sağ''a oturacaktır. 21. yüzyıl milliyetçiliğini kavrayabilmesi yeter.
İki bayram arası, cumhurbaşkanlığı konusu, gündemimizin üst sıralarına yerleşecek.
Ancak gündemi işgal edip Türkiye''yi bugüne kadar pek çok geciktiği râdikal reformlardan alıkoymamalıdır.
Cumhurbaşkanımız, Meclis''in ve hükûmetin performansını övdü. Ayni fikirdeyiz. Bu performansın temposu, gerek Meclis''te, gerek hükûmette asla yavaşlamamalı, gittikçe hızlanmalıdır.
Cumhurbaşkanımız tam bir Devlet Reformu isteğini tekrar vurguladı. Üç müdahale olmasaydı, bugün çoktan Avrupa Birliği üyesi bulunacağımızı, lâfı dolaştırmadan, kesin ve açık ifadeyle belirtti.
Üçüncü Milenyum''un ilk yılbaşısının ve ilk bayramının arifesinde, en yüksek düzeyde bir basın toplantısı idi.

