Devlet büyüklerimiz, tekrar tekrar deprem bölgesine gittiler: Cumhurbaşkanımız, Meclis Başkanı, Başbakan, Devlet Bahçeli... Bangladeş ve Azerbaycan cumhurbaşkanları, İsrail Başbakanı gibi misafirlerimiz ziyarette bulundular. Tarihin felâketine uğramış vatandaşlarımıza güç vermeye gayret ettiler. Depremin korkunç şekilde vurduğu İzmit''te iki Türk devlet başkanı birlikte genç üniversitenin öğretim yılını açtı.
Bununla beraber şikâyetler dinmemiştir. Şikâyetlerin çoğu haklıdır. Kendini beğenmiş belediyeler, muhtarlıklar, trajedinin büyüklüğüne uyum sağlayamadılar. Koordinasyon temin edemediler. Yardım ulaşamayan pek çok yer, pek çok insanımız var. Hepsi yakınlarını yitirmiş, gözleri yaşlıdır. Dünyanın en ilkel, en çirkin çadırları su, çamur ve çirkef deryası içinde hâlâ göreni utandırıyor. Dağıtım yapılamıyor. Aç olan yok ama, açıkta yağmur yiyenler mevcut.
Hükûmetin geçici yerleşim vaadi için verdiği takvimin son ayına girildi. Bu ay içinde kar düşecektir. Yerleştirilemeyen insanlarımızın, masum çocuklarımızın feryatları yükselecektir. Herhangi bir ihmal, büyük eleştiri konusu olacak, hükûmet kınanacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi''ni vurmak için fırsat arayan, bulamayınca icad eden bir zümre vardır. Öteden beri bu zümrenin sesi tiz çıkar, çok cırtlaktır. Tenkitler, Hareket Partisi kanadına yönlendirilebilir. Sorumlu her kişinin gözünü dört açması, kimsenin gözünün yaşına bakılmaması lâzım.
Zengin ülkeleri bile şaşkına çevirecek derecede korkunç boyuttaki felâketin üstesinden geleceğiz. Millî kapasitemiz yeterlidir. Ama bu tip yıkımlar sonunda memnuniyetsizlik büyük ve genel olur. Yönetim puan kaybeder. Tabiat âfetinin faturası iktidara çıkartılır. Halkın tepkisi bu yönde gelişir. Koalisyon hükûmetinin dikkatli olması gerekiyor.

