Kaydet
a- | +A

Devlet''e bunca dil uzatma nedir? Sıradan vatandaştan zirveye kadar pek çok insanımızı rahatsız edici boyutlara erişti. Devlete sataşanların bir kısmı, eski tüfeklerdir. Eski tüfek İstanbul ağzında yarı argo yeni bir tabirdir. Çocukluklarından beri marksist olup da hâlâ bu sevdadan vazgeçemiyenler hakkında kullanılıyor (halbuki bunların büyük kısmı samimiyetle bu gençlik tutkusunu bıraktı.) Tabiri önce kimin kullandığını bilmiyorum. Kasd edilen, romantik dinozorlardır. Bir bölümü zaten kendilerinin dinozor olduğunu itiraf, hattâ bununla iftihâr ediyor. Ancak bu entel''le#den (kendi kendilerini aydın ilân edenlerden) bazılarının komünizme aşkları, romantik çizgiyi aşıyor. Eski günleri hasretle anmakla kalmıyor, o günlerin gene geleceği hayalini beslediklerini bütün davranışları, tepkileri, sözleri, yazıları ile açığa vuruyorlar.

12 Eylül 1980''den önce ülkemizi 6 (altı) marksist cumhuriyete bölüp Sovyetler Birliği''ne üye yapmak için iç savaş çıkarttıkları günleri onlar da unutmuyorlar, biz de unutmuyoruz. Fakat artık üye olacak böyle bir teşekkül kalmadı. Son komünistlerin Çin''de, Kuzey Kore''de, Küba''da ölmeleri bekleniyor ki, o ülkeler de normal düzene geçebilsinler.

Ancak, Devlet''i eleştirenlerin hepsine eski tüfek demek, dehşetli bir yanılgı olur. 21. asra huzûr içinde bakabilen liberal, çağdaş, kelimenin doğru anlamıyle domakrat milliyetçiler de devleti eleştiriyorlar. Bunların maksatları bambaşkadır: Devleti ortadan kaldırıp şûrâlar (sovyetler) oluşturmak değil, Türkiye Cumhuriyeti denen ölümsüz devleti 3. Binyıl''a lâyıkıyle hazırlamak, Büyük Türkiye''yi ortaya ve Türk potansiyelini açığa çıkarmak istiyorlar.

Bunlardan biri bu satırların yazarıdır. Devletimizin köhneleştiğini, hantallaştığını, bürokrasi-kolik hâle geldiğini; çağdaşlaşamadığını, liberalleşemediğini, yenilenemediğini yıllardan beri yazıp çiziyoruz.

ÖNE ÇIKANLAR