Kaydet
a- | +A

Önümüzdeki çeyrek yüzyılda, askerî öğretim dışında, bütün okul ve üniversiteler, özel sektöre, mütevelli heyetlere geçecektir. Her kademede dinî öğretim de öyle. Ancak Devlet; müfredat, personel, finans gibi konularda kontrole yetkili kalacaktır. Millî Eğitim Bakanlığı, bu kontrolü ve koordinasyonu yapacaktır. Okul açmak izni ve kapamak yetkisi bulunacaktır. Tıpkı hastaneler gibi. Devletin hastanesi kalmıyacaktır. Ancak Sağlık Bakanlığı devam edecek, millet adına kontrol hakkını kullanacaktır.

Türkiye''nin çok yakın geleceği böyle şekillenecektir. Din üzerinde kısıtlamalar varsa, din politikaya ve kazanca karıştırılmadığı nisbette kalkacaktır. Teokrasi isteyenler yok mu olacak? Hayır! Küçük azınlıklar hâlinde marjinal kitleler her toplumda mevcuttur. Bunlardan rahatsız olmamaya, onları ikinci sınıf vatandaş görmemeye alışacağız. Zarar verdikleri takdirde yargı, harekete geçer.

Demokrasi budur. Beğenmiyenler de bu kurallara uyacaklar. Teokrasinin artık tehdit oluşturmadığı bir Türkiye''de Mevlevî-hâneler de açılır, Bektâşî dergâhları da. Osmanlı''da olduğu gibi, politikaya girmeleri yasaklanır. Kültür, san''at, estetik, ahlâkı ıstıfâ misyonlarını ifa eden gönül müesseseleri hâlinde yaşarlar.

Ancak bugün Türkiye''de böyle bir vasat yoktur. 28 Şubat''ta irtica tehdidi bulunduğu kararını yalnız orgeneraller imzalamadı. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Güvenlik Kurulu üyesi Bakanlar da imzaladılar.

Hiçbir devletin kendini savunmak hakkı su götürmez. Aksi takdirde millet perişan olur. Türkiye gibi gerçek devletlerin, devlet felsefeleri vardır. Bu felsefeye aykırı nesiller yetiştirmeye izin verilmez. Ama bir nazik meseledir. Uygulama, mutlaka demokratik, demokrasi içinde, hür düşünce yeteneğini asla hırpalamadan yapılmalıdır. Kırıp dökmek devri geçmiştir, işe yaramaz. Zaten Türkiye böyle bir ülke değildir, geçmişte de değildi.

Türkiye''de dinin hür olmadığını iddia etmek insafsızlıktır. Eksik gedik bulunabilir. Daha fazla hürriyet için, onu hakketmek şarttır. Bu şart, demokrasinin cihanşümûl ilkeleriyle yaşayan bir ortamın teşekkülü ile gerçekleşir.

ÖNE ÇIKANLAR