Kaydet
a- | +A

Yargıtay Başkanımız Sayın Dr. Sami Selçuk''un açış nutkunun tahliline, dün bıraktığım yerden devam ediyorum. Birinci sayfa yazıları tefrikaya müsait değildir. Ancak nutuk, bazı çevrelerde kendilerine zarar verecek şekilde algılanabilir mahiyettedir. Gazeteci olarak uyarmak, bizim görevimizdir.

Türk halkının çoğunluğu Atatürk''ü sever. Büyük millî kahraman sayar. Bu telâkki bin yıl sonra da değişmez. Değişmesinde millî yarar yoktur, tarih gerçeklerine de saygısızlık olur. Ama Atatürk yaşasaydı 1930''larda uyguladığı sistemi bugün de uygulardı sonucuna varan düşünce tarzı, hiçbir mantıkla tevil edilemez. Sayın Selçuk bu hususu güzelce vurguluyor.

Yargıtay Başkanı''nın konuşması, Sağ Partiler''de yanlış temayüllere delil şeklinde gösterilebilir. Sağ partiler çok dikkatli olmalıdırlar.

Dr. Selçuk, haklı olarak hukukun ve yargının tam bağımsızlığını istiyor. Ancak hukuku, parlamento oluşturur. Yargıç gerçi kararını millet adına verir (jüri sistemi bizde yoktur). Fakat politikaya karışmaz ve parlamentonun yetkilerini paylaşmak gibi bir eğilim asla bahis konusu değildir. Din adamının, subayın, hâkimin politikaya karıştığı, dolayısıyle parlamentonun yetkilerini kısıtladığı rejimlere demokrasi demiyoruz. Buna mukabil örnek demokrasilerde dine, subaya, hâkime dil uzatılmaz. Tam bir saygınlıkları vardır. Bu saygınlık, devletin ve milletin, bu üç kurumdan asla feragat edememesi gerçeğine dayanır.

Bütün bu problemler tamamen değilse bile, en geniş ölçüde Batı demokrasilerinde çözüldü. Bizim bir Norveçli''den, bir İngiliz''den daha az akıllı olduğumuzu kabûl etmem. Ama reform ihtiyacı açıktır. Dr. Selçuk, patetik bir üslûpla ifade ediyor. Reformu elbette parlamento yapacaktır. Parlamentonun en zoru seçmesi, yani kendi kendini reformdan geçirmekle başlaması doğrudur. Kimse 400''den fazla üyeli bir millet meclisini, yarı sayı ile daha iyi yönetecek bir hükûmetin mahşerî kalabalığını savunamaz. En üst düzeyde maaş alan, fakat asla ve kat''â para işlerine girmeyen milletvekili tipine ihtiyacımız bulunmadığını müdafaa edemez.

Yargıtay Başkanımız, şahsî görüşlerini, özeleştiri metodunu cesaretli ve yiğitçe kullanarak açıkladı. Millet, aynı kalıptan dökülmüş lâflara gına getirdi. Dr. Selçuk üslûbunun devamı, demokrasiye geçişimizi kolaylaştıracaktır. Ancak her teklifi mahz-ı hakıykat (gerçeğin ta kendisi) değildir. Hattâ bir kısım düşünceleri uygulanmaya konsa, kuvvetli ihtimalle Türkiye''ye zarar verir. Bizim şahsî görüşlerimiz bunlardır.

ÖNE ÇIKANLAR