Kaydet
a- | +A

Gene birbuçuk milyon gencimiz, yüksek öğretimin kapısına yığıldı. Türkiye''de eğitim, çağın gerisindedir. Her zaman böyle idi. Yakın zamanlara kadar kaliteden bahsedilebilirdi. Şimdi kalite de tehlikeli şekilde düştü.

Anadilini asla iyi öğrenmeksizin yüksek diploma alınabilen tek ülke Türkiye''dir. Dil, her biçimde tefekkürün vazgeçilmez anahtarı ve millî kültürün temeli olduğu için, vahametin derecesi ortadadır. Vahamet o derecededir ki, öğrenciye Türkçe''yi öğretecek öğretmenimiz kalmadı. Türkçe''yi lâyıkıyle bilen son öğretmen nesli, bugün emeklidir.

Millî Eğitim Bakanlığı olsun, üniversitelerimiz olsun, Kültür Bakanlığı olsun, çok büyük maddî sıkıntı içindedir. Öğretmenlerin ve üniversite öğretim üyelerinin maaşları rezalettir. Eğitim, öğretim ve kültür için bütçeden verilen pay, çağdaş standartların çok gerisindedir.

Diğer bir faktör, ileri ülkelere göre nüfusumuzdaki anormal artıştır. Her yıl yüzbinlerce çocuk, her kademede öğrenim istiyor.

Her derecedeki öğrenimin özelleşeceği muhakkaktır. Millî Eğitim Bakanlığı, hem müfredatı, hem okul ve üniversite ücretlerini tayin ve kontrol edecektir. Özel okulların, vergiden muaf olmaları veya Avrupa ülkelerindeki uygulamaya sokulmaları gerekir.

Fırsat eşitliği ve eğitimin vazgeçilmez yaygınlığı ne olacaktır? Ücretini ödeyemeyen çocuğa burs verilecek, bedava okuması sağlanacaktır. Eğitim, geniş ölçüde teknik ve meslekî alanlara kaydırılacaktır. Avrupa''da nasılsa bizde de o olacaktır.

Türk dilini ve kültürünü korumak, tanıtmak ve yaymak için, dış ülkelerde her derecede okullar açmamız, millî politikamızın olmazsa olmaz bir bölümüdür. Fethullah Gülen''in, Prof. Turan Yazgan''ın dış ülkelerde açtıkları, çok başarı gösterebileceğimizin kanıtlarıdır. Bunların da müfredat kontrolü yapılır.

En büyük ve gerçek yatırım, insana yapılanıdır. Bu gerçeği idrak etmediğimiz müddetçe, kalkınmamız mümkün değildir.

ÖNE ÇIKANLAR