Kaydet
a- | +A

Uzun müddet Dışişleri Bakanlığı''nın tezi şu idi: Türkiye Cumhuriyeti (hattâ Türkiye Devleti) 1923''te kuruldu. Öncesinden, başka bir devlet, Osmanlı İmparatorluğu sorumludur. Osmanlı''nın bütün dış sorunlarını zaten Lozan''da çözümledik. Artık o meselelerle ilgimiz kalmadı.

Kıbrıs''ta Rumlar''ın Türkler''i asıp kesmesinden önce bir Dışişleri Bakanımızın sözünü de hatırlıyorum: "Türkiye''nin bir Kıbrıs meselesi yoktur."

Bu gafletler, bu redd-i mîrâs kompleksi, şahsiyetli devlet imajımızı zedelemiştir. Yurtta Sulh Cihanda Sulh ilkesini pasiflik şeklinde algıladık. Azgın Ermeniler, bizim için tam bir sürpriz oluşturacak üslûpta Los Angeles''ta iki diplomatımızı, inanılmaz bir mekânda şehid edince, ayıldık. Gene de Ermeniler''in son Osmanlı döneminde Müslümanlar''ı nasıl kesip biçtiklerini, sonra Rus ordularının hizmetinde Doğu Anadolu''da ırk temizliği yaptıklarını, dünyaya anlatamadık. Bunlar tarihe karışmıştı ve tarihten husumet çıkarmak bizim vakarımıza yakışmazdı. Doğru ve güzel de, size saldırılırsa, savunmaya mecbursunuz.

Son yıllarda, her biri Avrupa''nın gelişmiş bir devleti konumunda ABD''nin 50 eyaletinin tam 24''ünün meclislerinde, 1915''te Ermeniler''e Türkler''in soykırımı uyguladığı palavrası kabûl edildi. Eyalet temsilciler meclislerinde ve eyalet senatolarında birer ikişer bu kararlar geçerken uyuduk. İçeride incir çekirdeğini doldurmaz safsatalarla meşguldük. ABD''nin kıytırık birkaç yüz bin Ermeni oyu için tenezzül ettiği bu mekanizmaya karşı çıkamadık. Değil Ermenistan''ın, Türkiye''nin haritada yerini bilmeyen, en küçük tarih bilgisinden mahrum Amerikalı eyalet parlamenterlerine tarih gerçeklerini iletemedik. Şehit diplomatlarımızı teker teker tanıtamadık. Ama Ermeni diasporası, tarihi tersine çevirmek maharetini gösterdi.

Dış politikamız 1938''den bu yana genellikle pasiftir. Ermeni konusuna bağlanıp kalmadan, diğer işlerimize sekte vermeksizin, aktife geçmeliyiz. Bizim için en büyük tehlike şudur: Soykırım iddiası bütün gündemimizi işgal ederse, bizi Avrupa Birliği''ne doğru ilerlemekte geciktirebilir. 1915''te tıkanır kalırız. Zira birçok problemi aynı süreçte çözümlemeyi bilmiyoruz.

ÖNE ÇIKANLAR