G-20, Washington''un 21. yüzyıl başında Pax Americana''yı nasıl tasarladığı hakkında tipik fikir veren bir teşebbüstür. Dünya ekonomisini âdetâ tek sisteme bağlamak istemektedir. Sistemin dışında kalanlar önemsiz hale gelmektedir. Dolayısıyle dışarıda kalanlar da bu 21. asır modeline adapte olmaya çalışacaklardır.
G-20 denen oluşum, G-7''nin genişletilmişidir. Washington''un inisiyatifiyle Birleşik Amerika, Kanada, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya devlet veya hükûmet başkanları, G-7 adıyla yılda bir defa bir araya geliyor, dünya ekonomisini konuşuyorlar. Bu 7 devlet, dünya servetinin en büyük kısmını ellerinde tutuyor. Ekonomi dışında yavaş yavaş, problemli saydıkları konulara da girdiler. Son defa Kıbrıs''ı bile konuştular. Bir müddet önce, Rusya dışarıda kalıp huzursuz olmasın diye, ekonomisinin cılızlığına rağmen onu da aralarına aldılar. Oldular G-8...
G-8, şimdi aralarına 10 yeni devlet ve 2 milletlerarası kuruluşu katarak G-20 haline gelmeyi kararlaştırdı. 10 yeni devletten biri Türkiye''dir. Diğerleri Avustralya, Çin, Güney Kore, Hindistan, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Brezilya, Arjantin ve Meksika... Ayrıca Dünya Bankası ve Avrupa Birliği de birer temsilci ile katılacak. Zaten Avrupa Birliği''nin 4 büyüğü (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya) G-8 içinde idi.
G-20''de tek Afrika devleti var. Güney Afrika Cumhuriyeti. Ve yalnız 2 müslüman devlet bulunuyor: Türkiye ile Suudi Arabistan.
Bu şekilde Türkiye ekonomisi, şemsiye altına girecek. Bu durum, Türkiye''nin Avrupa birliği üyesi olması ve Türk devletleri ile işbirliği mekanizması oluşturmasıyla daha netleşecek. Nitekim Birleşik Amerika-Kanada ve Meksika ile çoktan ayrı bir ekonomik ünite kurdu.
21. yüzyıl devletleri, bu derecede karmaşık şekilde yönetilecek. Ve her şey insanın refahı ve hürriyeti için yapılacak. Bu yepyeni dünyaya katılmaya hazır mıyız?

