Hafız Esad, 30 yıldan bu yana Suriye''yi mutlak yetkilerle yönetiyordu. 70 yaşındaki ölümü ile 34 yaşındaki oğlu Dr. Albay Beşar, cumhurbakanı sıfatiyle yerine geçti.
Esad, 40 yaşında bir hava korgenerali iken iktidara el koymuştu. Alevî idi. Hemen bütün subaylar ile önemli yöneticileri Alevîler''den seçti. Nusayrî de denen ve Türkiye Alevîliği ile sadece isim benzerliği bulunan bu Şiî mezhep, Sünnî Suriye''de küçük bir azınlıktır.
Baasçı, dolayısıyla Arap ırkçısı ve koyu sosyalist olan Esad, kararlı Türk ve Türkiye düşmanı idi. Bütün Suriyeliler''i Türk düşmanı yaptı. Türkiye''den Hatay''ı, Fırat''ı ve daha pek çok şeyi istiyordu. GAP, Esad''ı çıldırttı. Engellemek için PKK''ya tam destek verdi. Ancak hâmîsi Sovyetler Birliği''nin çökmesi ile müşkül durumda kaldı.
Suriye, Birleşik Amerika''nın terörist devlet listesinde Libya, Sudan, Irak, İran, Afganistan, Kuzey Kore ile birlikte, Esad zamanında yer aldı. Hâlâ listededir. Ancak İsrail barışı Suriye ile mümkün olabileceği için Washington, Şam''la ilişkilerini yürüttü.
Komşularının ve genelde bütün devletlerin rejimleri, nasıl yönetildikleri, Türkiye Cumhuriyeti''ni ilgilendirmez. Bu sebeple Suriye rejimi üzerinde yorum yapmamız fuzulîdir. Ankara''nın şu andaki resmî politikası, Suriye ile ilişkilerimizi yumuşatmaktır.
Suriye; ırk, dil, din, mezhep, inanç, komşularıyla münasebetleri bakımından, problemli Orta Doğu''nun, olağanüstü problemli bir parçasıdır. Esad''ın, el-Muhâberât adını taşıyan gizli askerî polisinin saçtığı dehşete dayalı tek kişi otoritesinin, aynı yoğunlukta devamı şüphelidir. İsrail''le barış gerçekleşirse, Suriye Batı''ya açılır. Ancak demokrasiye geçilebilmesi, çok uzun vâdelidir.
Özetle şunu diyebiliriz: Esad, tıpkı Nâsır, Kaddâfi, Saddâm gibi Batı ve Türk muhalifi, sosyalist ve radikal Arap liderlerinin en belirginlerinden biridir. Arap tarihinde bu şekilde değerlendirilecektir.

