Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, bugün New York''ta Birleşmiş Milletler''de Bin Yıl Zirvesi''nde temaslarına başlayacak. Clinton ve Putin dahil dünyanın en etkin politikacıları ile görüşecek.
Ne New York Zirvesi, ne Ombudsman''lık ihdası, ne kararname krizi ne Ekim''deki Meclis seçimleri, ne Kasım''da Meclis''ten çıkacak ivedi yasalar, milletin yüzde doksan dokuzunu ilgilendirmiyor. Zerre kadar ilgilendirmiyor diye yazsam, mübalağaya kaçmış olmam. Onun için medyamızın gündemi ile halkımızın gündeminin arası tehlikeli şekilde açıldı.
Fethullah Hoca ve Fazilet Partisi davaları gibi sonuçları bakımından gerçekten önemli yargı sorunları bile çoğunluğa vız geliyor. Zira insanımız sıkıntıda. Türk insanı artık 3000 dolara veya yarısı kapanın elinde kalın 7000 dolara sığmıyor. Gözü de açılmış, görgüsü, bilgisi artmıştır. Kendisini bu cendereye sıkıştıranları artık alkışlamıyor.
Halkımızın gündemi, yoksulluktan ve lokmasını çalan hırsızlardan kurtulmaktır. Bunun için radikal çarenin Avrupa Birliği olduğunu geç de olsa tamamen kavramıştır. Palyatif ve medyatik yarım ve çeyrek tedbirlerle dertlerinin çözümlenemiyeceğine, çocuklarına gelecek sağlayamıyacağına iyice aklı kesmiştir.
Trilyonlar döküp gökdelenler diken, lojmanlara ve yazlıklara sığmayan, fabrikalarını ve bankalarını başından atamayan, kadrolarını şişirdikçe şişiren, katrilyonlarını üç kâğıtçılara kaptıran, ağırlaştıkça köhneleşen ve köhneleştikçe ağırlaşan devlete, bürokrasiye, kurumlara güven, tehlikeli dozda azaldı. Çünkü kudretli modern bir çekirdek devlet modeline geçemedik.
Ben bu sütunda, haftalarımızı ve aylarımızı alan, elimize tutuşturulan konuları değil, her gün ekonomimizin, kültürümüzün, demokrasimizin nasıl geliştiğini, Avrupa devleti olarak bir gün önce hangi önemli adımları attığımızı yazabilmeliyim.

