Binyıl''ın son 10 gününe girdik (bununla beraber 3. Binyıl ve 21. yüzyıl tarih ilmi bakımından 1 Ocak 2000''de değil, 1 Ocak 2001''de başlar, tekrar hatırlatıyorum).
20. asır, İkinci Binyıl''ın kötü yüzyıllarından biri değerlendirmesiyle tarihe geçecek. Bütün teknik ilerlemiye, refahın yaygınlaşmasına rağmen böyledir. En kanlı zaman parçasıdır.
20. asır (1900-2000), şaşaa ile başladı. Kültür, san''at, ilim dorukta idi. İnsanlık büyük ümitler içindeydi.
Yüzyılın başında Rusya, Japon savaşında ağır darbe yedi (1905). Türkiye, anavatanın ikinci parçası sayılan Rumeli''ni kaybetti (1912). Bu göstergeler pas geçildi. Tarih boyunca bilinmeyen şekilde bir Cihan Savaşı patladı (1914-18). Mağrur Avrupa medeniyeti üstünlüğünü yitirdi. Türkiye, Rusya, Almanya, Avusturya-Macaristan gibi en köklü imparatorluklar çöktü. İngiltere ve Fransa, imparatorluklarını koruyabildiklerini sanarak sevindiler. Ama 250 yıldır dünyaya hükmeden Avrupa kıt''ası, intihar teşebbüsünü tekrarladı. İkinci Cihan Savaşı çıktı (1939-45)
İki Cihan Savaşı arası (1918-39), bir totaliter rejimler dünyası idi. 1945''ten sonraki yıllar, yarım asra yakın, bir soğuk savaş dönemi oldu. Dünya bir dehşet dengesi içinde iki parça hâlinde yaşadı.
Kültür ve san''at, bir zamanlardaki parlaklığını kaybetti. Artık dehâ sahibi şairler, bestekârlar çıkmadı. İlimde allâmelik (erudition) sona erdi çok dar uzmanlık sahaları gelişti.
Bilhassa ulaştırma ve haberleşmede aldığı mesafe bakımından, bitmesine 10 günden az kalan 20. yüzılı elbette küçümsemiyoruz. Bilgisayar ve teknoloji dünyasını gerçekleştirerek yeni yüzyıla geçiyor. Daha önemlisi, her şeyin insan için yapıldığı bu âlemde, tekniğin getirdiği refahı koruma, geliştirmek ve yaymak için, insan haklarını öne çıkaran çağdaş demokrasiden başka çare bulunmadığı üzerinde geniş çapta konsensüs oluştu. Faşizmin çökmesinden yarım asır geçmeden, insan haklarının ve demokrasinin bütün tarih boyunca en büyük düşmanı olan komünizmin de silinmesi, ümitleri arttırdı.
20. asır o kadar kötü yıllar yaşadı ki, 21. asrın daha iyi geçeceğinden şüphe etmemek gerekiyor.

