Tahran''dan Şam''a giden bir İran yolcu uçağı, Türkiye semalarında iken, Türk otoritelerince Diyarbakır''a inmeye mecbur edildi. Bu konuda az bilgi verildi. Ertesi gün Tahran, sert tepki gösterdi. Bize karşı aynı şeyi yapabileceği tehdidinde bulundu.
İran uçağının Şam üzerinden Güney Lübnan''daki Hizbullah örgütüne silâh taşıdığından şüphelenilmişti. Türk makamlarının istihbaratı, yahut sadece şüphesi gerçekleşmedi. Uçak didik didik arandı, silâh çıkmadı. Yalnız İranlı yolcular vardı. Ancak bu hareketin ihtar mahiyetinde yapıldığı da düşünülebilir.
Nasıl bir ihtar? Filistin''de Arap-İsrail kavgasının boyutlarının büyümemesi, savaşa dönüşmemesi için bir ihtar!
Birleşik Amerika, Kutsal Topraklar''da barış için bastırıyor.Yeni bir savaş çıkarsa, barış ümidinin uzun zaman için sönmesinden çekiniyor.
Türkiye''nin, İran''ın tepkisini göze alarak yaptığı eylem, İsrail''e yardımcı olmak gibi görünüyorsa da, öyle değildir. İki tarafa ve iki tarafın arkasında bulunan ateşi körükleyen güçlere karşı, Ankara''nın barıştan yana olduğunu gösteren bir işarettir. Şüphesiz Washington''la paralel bir tutumdur.
Hizbullah, İran''a bağlı bir örgüttür. PKK gibi İran''dan kararlı destek görüyor. Bu Şiî ve dinî örgüt, İsrail diye bir devlet tanımıyor. Yahudiler''in geldikleri topraklara dönmelerini, hiç olmazsa İsrail devletinden vazgeçmelerini istiyor. Yani Hizbullah''ın amacı, Filistinliler''in de, bütün Araplar''ın da isteklerini aşıyor. İsrail''in Güney Lübnan''dan askerini çekmesi, Hizbullah''a ümit verdi. Zafer kazandığını söyleyerek, boşaltılan Güney Lübnan şeridine de yerleşti. Halbuki bu topraklar Lübnan devletine aittir.
Acil hedef, Filistin''de akan kanı durdurmaktır. Bunun için Türkiye''nin de arabuluculuğu çok ciddi şekilde bahis konusu. Sayın Süleyman Demirel''in adı geçiyor.

