Kasırga operasyonu devam etmeli ve mutlaka sonu gelmeli. Sünbülî bir bahar rüzgârına dönüşmemeli. Bu şüphemiz, operasyonun başındakileri kızdırmasın. Türkiye''nin geleceği bahis konusudur. İşin şaka, tereddüt, gevşeklik, rehavet, rahatlık, ince hesap, kaba kandırmaca, kurnaz aldatmaca yönü kabûl edilemez.
İliklerine kadar soyulmuş bir Türkiye''nin kemiklerinin de kemirilmesi mutlaka önlenmelidir. Pislikler ortaya saçılınca gürültü büyüyecek, edepsizlenenler bulunacaktır. Ama sonrası, temiz bir toplumdur. Demokratik bir devlettir. Medenî bir ülkedir. Kemirgenlerden, soyulmaktan endişesi kalmayan bir millettir.
Bankalara diş geçirecek kudretteki politikacılar açığa çıkarılmadan meselenin kapanabileceğini sananlar aldanırlar. Devlet bankaları, hem verdikleri kredileri, hem kimin emriyle verdiklerini açıklamak durumundadırlar. Ve artık bankasız devlet olmaktan başka çare bulunmadığı anlaşılmalıdır.
Bir kısım politikacı ve bürokrat, yerlerinden olacaklardır. Artık fiyaka yapıp tafra atamayacaklardır. Ama daha önemlisi, çaldıklarının tamamını ellerinden alabilmektir.
Bankalardan der-cep edilen toplam meblağın 10 milyar doların defalarca üzerinde bulunduğu biliniyor. Ufak operasyonlar, halkımızı büsbütün asabileştirecektir.
1980''lerin, 1994''ün büyük soygunları unutulmadı. Devlet artık mevduat sahiplerinin garantörlüğünü bırakacaktır. Mevduat sahibi, bankasını seçmesini bilecek, seçemezse parasını kaybedecektir. İş bu kadar basittir.
Kimlere, nasıl, ne karşılığında banka kurmak ve almak izni verildiği de araştırılmalıdır. Akıl almaz meblağlar ortaya çıkacaktır.
Bunlar yapılmazsa ne olur? Birkaç göstermelik ve medyatik tutuklama, birkaç yıl veya ay hapis, ondan sonra hırsızlara milyarlarca dolarlarını birkaç jenerasyon yiyip içmek imkân ve imtiyazı... Milletin sabrı ile oynamayalım.

