Kaydet
a- | +A

Avrupa Birliği Katılım Belgesi artık gündemimizin sürekli birinci konusudur. Tâlip olduğumuz üyeliğin müzakerelerinin başlaması için, belgede istenenleri yerine getirmemiz gerekiyor. Avrupa devletlerinin çoktan gerçekleştirdikleri düzenlemeler ki biz, yıllarca uyuttuk. Kendi kendimize zarar verdik. Çoktan uygulamaya geçmeliydik. Türk milleti buna lâyıktı, aksine müstahak değildi.

Belki yavaş ve fazla sabırlı olan, ancak gafil olmayan milletimiz, artık AB hedefine yönelmiştir. İnanmayan, referandum istesin.

İşleri ağırdan almak geçen asırların itiyadıdır. AB yolunda her savsaklama, bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de 21. yüzyılla aramızı açtıkça açacaktır.

Bununla beraber ne müzakere safhasında, ne üyelik durumunda, devletimizin temel ilkeleri ihlâl edilemeyecektir. Bölücülük yapılamayacak, teokratik rejim istenemeyecektir. AB, bu gibi antidemokratik temayüllere kapalıdır. Bunlar gibi, ülkemizi geri bırakan, dehşetli zararlar veren hevesler, gittikçe marjinalleşecektir.

AB yolunda asıl mümkün olmayan, içimizden türeyen milleti soymaya soyunmuş hilkat garîbesi bir insan ırkının hayatını sürdürebilmesidir. Yüzlerce milyar dolar, gayri meşru ellere geçti. Ben yanılıyorsam, devletin içişleri bakanı da yanılmıyor ya... Ortaya çıkarılanların, binde bir mesabesinde bulunduğunu söylemiştir.

Katılım Belgesi''nde iki aksaklık var: Kıbrıs meselesinin çözümünde gösterilen anormal ve telâşlı sabırsızlık. Ve AB''nin Türkiye''ye malî yükümlülüklerinin pas geçilmesi. Ankara, Belge''nin bu iki kusurunu mutlaka düzeltecek, aşacaktır.

Türkiye''nin çağdaş uygarlık düzeyi için çok önemli bir safhayı gerçekleştirecek Meclis ve Hükûmet, tarihimize şan ve şerefle geçer. Eksiklerini hattâ varsa ayıplarını, milletimiz yüce gönüllüdür, affeder. Kendi çektiklerini çocuklarının çekmemesi uğruna, bu yolda hissesine düşen sıkıntılara da katlanacaktır.

Muâsır medeniyet seviyesine ulaşmamıza engel koyan gerilerde kalmış kafaların artık usanç veren kurnazlıklarına karşı milletçe uyanık bulunmalıyız.

ÖNE ÇIKANLAR