Kaydet
a- | +A

Kıbrıs için, bizi Avrupa Birliği''ne yaklaştıracak formülleri harekete geçirmek gerekiyor. Kıbrıs''ta bir Türk bölgesi olacak ve Türkiye''nin garantör ilişkisi devam edecektir. Avrupa Birliği üyesi yapılacak bir Kıbrıs''ta Türkler''in azınlık durumunda kalacakları bütün teklifler geçersizdir. Gerginliğe yol açar, başka işe yaramaz. Almanca konuşan İsviçreliler''le Fransızca konuşan İsviçreliler''in İsviçre''deki tam eşit statüleri oluşturulabilirse mesele biter. Kıbrıs konusu gündemden düşer. Bütün ilgililer rahat nefes alırlar.

Bunun ötesinde bir istek, Atina''nın Ankara ile sürekli anlaşmazlık politikasını tercih ettiğini gösterecektir ki, Avrupa Birliği ile Amerika bunu sezdikleri zaman Yunanistan müşkül durumda kalır. Atina''nın böyle bir hata yapmayacağı ümidi hakimdir. Ondan sonra Ege, bir barış denizi hâline gelebilir. Yunanistan askerî harcamalarından milyarlarca dolar tasarruf sağlar. İki taraf da kârlı çıkar.

Kıbrıs politikası ve bu ayın sonunda Beyaz Saray''da söyleyecekleri hakkında milletçe Bülent Ecevit''e güveniyoruz. Kıbrıs konusunda masadan kaçan bir Türkiye imajı ve bu imajın istismarı kabûl edilemez. Bu takdirde, bahane arayan dış mihraklar, Türk menfaatleri ile oynamaya başlayacaklardır. Türkiye horlanamayacak derecede önemli bir devlet olduğu için, Avrupa ve Amerika da zora girecek, herkes zararı paylaşacaktır.

Türkiye devleti 1074''te kuruldu. O tarihten bu yana hiç sömürge hayatı yaşamadı. Dünyamızda bu kadar kıdemli kaç devlet bulunduğunu saymaya kalksak, iki elin parmaklarını zor tamamlarız. Bu gerçeği unutmamak lâzım.

Beyaz Saray mülâkatı, Türk iç politikasına birinci derecede müessir olacaktır. Milletimizin yüksek menfaatleri ve dünya barışı namına, her aklı başında kişi, konuşmanın iyi geçmesini, ümit vermesini, elle tutulur olgularla sonuçlanmasını temenni ediyor. Ecevit, bu güvenle Washington''a gidecektir.

ÖNE ÇIKANLAR