Avrupa Birliği''ne girmemizi sağlıyacak Kopenhag kriterleri, hem ne kadar geç girersek o zamana kadar vurgun yaparız zihniyetindekileri, hem devletin zarara uğrayacağından endişelenen bazı yüksek bürokratları, hem bazı milliyetçilerimizi, tereddüde düşürüyor. Zaten 300 seneden beri bu tereddütü yaşıyoruz.
Bunların arasında azîz arkadaşım, üstâdım Altemur Kılıç da var ki, muhtevâlı yazılarını gazetenizde okuyorsunuz. Altemur Bey, arada bu sütunda yazdıklarımı da eleştirmek lütfunda bulunuyor. Türk milliyetçiliği aşkıyla yapılan bu eleştiriler beni duygulandıryor. Ama AB fikrinden zerre kadar uzaklaştırmıyor.
Sayın Kılıç''ınkine benzer endişeler, dostum Alparslan Türkeş''te de vardı. Ancak yıllarca süren konuşmalarımızdan sonra muâsır medeniyet seviyesi için AB hedefinin vazgeçilmezliği üzerinde anlaştık.
Avrupalılar''ın Kürt, Alevî, az ılımlı Müslüman (ne demekse?), bu arada Yunan, Ermeni aşkları zaman zaman depreşir. Şark Meselesi üzerinde eski alışkanlıklarını unutmamak için bir takım gayretleri göze alırlar. Biz yeni bitme bir millet ve devletmiyiz ki, bunlardan korkalım! Bilakis, çok daha büyük palavralara karşı aşılıyız, bağışıklığımız vardır. Türkiye Cumhuriyeti''nin bugünki sınırları kutsaldır. Ve bu sınırlar içinde hiçbir cemaat, diğer vatandaşlarımıza fark atacak taleplerde bulunamaz. Ama ferd hâlinde kişinin, her türlü çağdaş ve demokratik hakkı mahfuzdur. Ben Kopenhag kriterlerini böyle anlıyorum. Fransa da böyle anlıyor.
Biz Fransa derecesinde zengin olmadığımız, birkaç bin dolar çizgisinde bocalamaktan kurtulamadığımız için, zenginlerin yoksullara yapageldikleri densizliklerle karşılaşabiliyoruz. Kendimize geldiğimiz, fakirlik çemberini kırdığımız, millî potansiyelimizi harekete geçirebildiğimiz nisbette Avrupa, yakamızı bırakacaktır. Aksi takdirde Kopenhag kriterlerini ister benimseyelim, ister pas geçelim, yakamızı kurtaramayız.
Ancak Avrupa Birliği''nin normları vardır. Bunları reddederek, çekince koyarak, biz onlardan iyi düşünürüz ve daha yüksek karakterliyiz falan gibi vâhimelerde direnerek Avrupalı olmamız mümkün değildir. O halde, bunca asırdır Avrupalılık''ta ısrarımız beyhude mi idi? Yoksa Sultan Selim''ler, Sultan Mahmud''lar, Atatürk''ler, bizi milletçe topyekûn kandırdılar mı?

