Memur sayısı bakımından Türkiye Cumhuriyeti, dünya birincisidir. Bu sayının yarıya, sonraki bir zaman diliminde üçte bire düşürülmesi için hiçbir ciddi plan yapılmadı. Özelleştirme yapılamadı ki bu işe el atılabilsin.
Memur maaşı, Türkiye''ye yakışmaz seviyededir. 900 dolara profesör, yargıç, savcı, doktor çalıştıramazsınız. Hem ayıp, hem günahtır. Gerçek maaş reformu, memur sayısının makule indirgenmesiyle mümkündür. O zamana kadar ancak elden gelen yapılabilecektir. Modern devletin çok az memurla çok daha verimli çalışacağı muhakkaktır.
Diğer bir sorun, partilerin adamı olmak bir yana, gerçekten zararlı akımlara bulaşmış, bu akımlara destek veren ve ayrıca hırsızlığı ayyûka çıkmış, içlerinde akıl almaz servetler toplamış kişiler bulunan bir bürokrat zümrenin oluşmasıdır.
Bugün tasfiye edilmek istenenler, devlete ve rejime karşı bulunanlardır. Nazikâne bölücü denen PKK''lı, ırkçı ve ayrılıkçı Kürtler, eylem veya protesto sergileyen, devlete candan bağlı Osmanlı Türk Müslümanlığı''ndan kopmuş, İran, Arap ve bilmem ne hayranı mürteciler... Ve belki, dehşetli Atatürkçü oldukları iddiasıyla sorumluları gene kandıramazlarsa pişmanlık getirmeyen, Türk''e diş bileyen mürteci komünistler... Hırsız, rüşvetçi takımı da var. Onlara ne olacak? Herhalde on yıl mahkemelerde boy gösterdikten sonra servetlerini yemek üzere bir yabancı ülkeye çekilecekler.
Derin ve derin olmayan Devlet bizde, irticanın tarifini yapamamıştır. Halbuki çok basittir. Cumhuriyet rejimi ve Atatürk''le problemi bulunan, bunu açıklayan ve eylem hâline getiren kişi mürtecidir. Hiç böyle problem yaşamayan, Devlet ve Atatürk için can vermeye hazır milliyetçiler mürtecilerle karıştırılmıştır. Samimi dindarlık, Türk milliyetçiliğinin ilkelerinden birini oluşturduğu için, bu meseleleri bilmeyenler tozu dumana katmışlardır. O kadar geniş bir cephe teşkil etmişlerdir ki, vatandaşın çok büyük kitlesini devlete karşı göstermişlerdir. Bu sütunda katı gerçekleri yazarız. Bir kısım milliyetçinin, o tür propagandanın etkisinde kaldığı doğrudur. Diğer bir tehlike, memur tasfiyesi bâbında iğrenç bir jurnal müessesesinin ortaya çıkması, herkesin herkesi ihbar eder hâle gelmesidir.
Bütün bunlara rağmen Devlet ve Demokrasi kendini savunur. Hiçbir demokraside Devlet, kendi aleyhinde çalışmak ne demek, işine yaramaz memuru bünyesinde barındırmaz. Derhal, acele ve resmî tabirle ivedi olarak tasfiye eder.

