Ermeni karar tasarısı gündemden düştü. Dünya barışı yeni bir huzursuzluktan kurtuldu. Devletiyle, diasporası ile Ermeniler''in artık gerçekçi politikaya dönmeleri temenni edilir. Ancak Ermeniler''in arkasına saklananların da, bu toplumun yakasını bırakmaları lâzım.
Bizim Devlet politikamız ve amacımız, Avrupa Birliği''dir. Daha doğrusu AB ilkeleridir ki Atatürk''ün muâsır medeniyet seviyesi dediği ve biz Türkler''e hedef gösterdiği kavramdır.
AB üyesi bir Türkiye''nin edineceği boyutları hesaplayan bazı dış mihraklar, çekinebilirler, kıskanabilirler. Böyle bir Türkiye''nin oluşamaması, hiç değilse gecikmesi için ellerinden geleni yapabilirler. Ama bizim potansiyelimizdeki bir devletin kenarda kalmasının kendilerine vereceği zararları da düşüneceklerdir.
Asıl engel, içimizden gelir. Son 300 yıllık yenileşme tarihimize bakan herkes, bu fikrimize katılmak durumundadır. Siyasî irade zaafımızdan çağdaş uygarlığa ulaşmak için gereken sür''ati bir türlü elde edemedik.
Bugünki köhne düzen içinde en fazla üç beş yıl sürebilecek çıkarlarını devam ettirmek isteyenler vardır. Ayrıca, belki hiç tarih okumamış, okudu ise anlayamamış, anlamışsa bile tarih şuuruna erişememiş olanlar mevcuttur. Bu bağnazlık, bu taassup, her devirde bizi geride bıraktı. Türk''ü mahrum ve mahcup hâle getirdi.
AB bize ne sağlayacak? diyen gafilleri unutmamak gerekiyor. Üyelik süresini tamamlayabilmek için Yunanistan, Avrupa Birliği''nden 50, İspanya 150 milyar dolar civarında -kredi değil hibe- para aldı. Bu para üye adaylarına, belirli sektörlerde standartlara ulaşabilmeleri için nüfuslarına göre verilir. Biz de alacağız. 100 milyar dolar diyelim. Tamamen güvence verecek ülkeler arasına girecek Türkiye''ye bir 100 milyar da dışarıdan yatırım şeklinde gelir. Başka bir 100 milyar, yeraltı ekonomisinin vergiye bağlanması ile oluşur. Kendi devletlerine güvenmedikleri için öteden beri bir kısım paralarını başka ülkelerde saklayan vatandaşlarımız da 100 milyar tranfser etseler, buyurun size birkaç yıl içinde 400 milyar dolar... P.C. 10.000 doları yırtmış, demokrasinin itilip kakılmadığı, sınırlarını garantilemiş bir Türkiye... Nasıl, yüzünüz güldü, hoşunuza gitti değil mi?

