Kaydet
a- | +A

Herhalde sonbaharda çok önemli yargılar cereyan edecek: Anayasa Mahkemesi''nde Fazilet Partisi ve HADEP, Devlet Güvenlik Mahkemesi''nde Fethullah Gülen davaları görüşülecek. Bu davaların şu veya bu şekilde sonuçlanması politik ve sosyal hayatımızı etkileyecek. Gündem, bu yargıların safhalarına endekslenecek. Meclis''e sunulacak memur yasası aynı derecede ilgi çekecek.

Bu arada Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz''a bağlı AB Genel Sekreterliği''nin çalışmalarını ve bu çalışmaların tatbikata intikalini göreceğiz. Hükûmetin ekonomik tedbirlerini ve uygulamalarını, aynı dikkatle takip edeceğiz.

Gerek Kopenhag kriterlerine uyumda, gerek ekonomik iyileştirmelerde çok daha radikal olduğu nisbette çok daha hızlı icraata muhtacız. Artık her kafaya dank etmelidir ki, Devlet köhneleşmiş, lâgarlaşmıştır. Bu büyük milleti taşıyamıyor. Birkaçı müstesna, Devlet birimleri, çağ dışılık sebebiyle dökülüyor. Her birine insan yığınları birikmiştir. Yarım ve çeyrek tedbirler bizi bir yere götürmedi ve asla götüremeyecektir.

1980 öncesi TBMM, 650 görevliyle çalışıyordu. Bugün 6000 personeliyle Yüce Meclis, KİT''leşti. Koridorlarına girilmiyor, her bucağı işgal altındadır. Önemli devletler 15 bakanla yönetilir. 400, milletvekilliği için en makul rakamdır. 550''nin gerekçesi yoktur. Millî irade üzerinde Anayasa Mahkemesi''nin tahakkümü ihtimali varsa, ayrıca 100 kişilik bir Senato kurulabilir.

Radikal reformlara cesaret edebilen bir Meclis, şan ve şeref kazanır. Ekonomiyi çağdaşlaştıran ve Türk''ü 300 dolar felâketinden çıkaran hükûmetler ve onları oluşturan partiler, baş tâcı edilir. Ama bu iş, yüzde 20 hisse satışı ile falan olmaz. Yüzde 100''ünü satacaksınız. Bütün modern devletler gibi Türkiye''nin de fabrikası, işletmesi, bankası olmayacaktır. Koskoca bir milletin istikbali bahis konusudur. Çağa akıl erdiremiyen, tarih perspektifinden mahrum bulunduğu için istikbali göremeyenlerin yapacakları bir şey yoktur. Muâsır medeniyet çizgisini yakalayabilmeleri ihtimal dışıdır. Sadece havanda su döğerler.

ÖNE ÇIKANLAR