Daha yazın ilk haftalarını yaşadığımız bu günlerde, iç politikamızda sonbahar senaryoları şekillenmeye başladı. Doğru Yol Partisi, şâha kalktı: Milliyetçi Hareket Partisi''ni bertaraf ederek hükûmete girmek istiyor. Bu takdirde tam mânâsıyla büyük koalisyon olur, şu bakımdan: Koalisyonun üç lideri de başbakanlıkta bulunmuşlardır. Tek mahzuru, Meşrutiyet''in Büyük Kabine diye tarihe geçen ve kısacık ömründe çok kötü işler yapan hükûmetini (6.7.1912) çağrıştırmasıdır. Zira mahut Büyük Kabine''de 4 eski sadrâzam (imparatorluk başbakanı) bulunuyordu. Cenâb-ı Hak muhafaza buyursun, bu gösterişli hükûmet, Türk imparatorluğunu yıkıma götürdü.
Şimdiden yazılan bu senaryolar, beklenmeyen gelişmeler vuku bulmasa bile, iki faktörle ilişkilidir:
Bir faktör, Anayasa Mahkemesi''nin Fazilet Partisi hakkında vereceği karardır. Diğeri, Sayın Demirel''in tutumudur.
Kaldı ki bugünkü 3''lü, başarılı olmuştur. Başarısını sürdürmemesi için sebep yoktur. Ancak idam cezasının kaldırılmasında (ki Anayasa değişikliği gerektirmiyor) MHP''nin ters tavır takınabileceğinden endişe mevcuttur.
Ben bu endişeyi taşımıyorum. Bu ceza zaten fiilen yürürlükte değil, çoktan kâğıt üzerinde kalmış. Son defa bir vatan hainine uygulayıp öyle kaldıralım, geçerli mantık sayılmaz. Referanduma götürelim, keza sakıncalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, çok iyi gidiyor. Böyle olmaz bir motif için, milletin geleceğini kötü etkileyecek davranışlarda bulunmaz. Hükûmeti bozan MHP olsun, ANAP olsun, DSP olsun, kötü puan alır. Koalisyon dışında kalmak MHP''ye de zarar verir. Ancak Hareket Partisi''nin yapacağı muhalefet, Merkez Sağ''ı büsbütün bitirir ve Merkez Sol''u da yıpratır.
İdam cezası kalkacak. Avrupa Birliği normlarına uymayan köhnemiş, yozlaşmış her yasa ve kurum sona erecek. Bu hususu en erken ve en kapsamlı kavrayan parti, birinci parti olacaktır. Zira vatandaşa yoksulluktan, çalıp çırpanlardan, kısıtlamalardan, kırtasiyecilikten gına geldi. 21. yüzyıl insanı gibi yaşamak istiyor. Zaten bu istektir ki, milleti harekete geçirir. Büyük Türkiye gerçekleşir.

