Bir Genelkurmay Başkanı''nın bir resepsiyonda politika konuşması, politikacıyı ve yargıyı uyarması, bizde de, her ülkede de istisnaî bir hadisedir. Nitekim bütün medya Sayın Hüseyin Kıvrıkoğlu''nun söylediklerine gereken ağırlığı verdi.
Sayın Genelkurmay Başkanı''nın gerçek muhatabı âşikâr ki politikacılardı. Devlete ters düşen kişilerdi. Ve bütün milletti.
Binaenaleyh Sayın Orgeneral''i bu mutat dışı davranışa zorlayan faktörleri iyi anlamak gerekir. Ne kadar iyi anlarsak, sorun o derecede çabuk ve kolay çözülür. Her hâl-ü kârda problemin ordumuzla uyum içinde çözümlenmesi şarttır. Aksi takdirde demokrasi gecikir ve Avrupa''dan uzak düşeriz. Muâsır medeniyet seviyesi bizim için hayâl olur. Bunu isteyen yoktur. Ama çıkarlarını yürütmek peşindeki muhteris kişiler faaliyettedir. Ülkenin yanması bile umurlarında değildir.
Bu sütunlarda en az on defa yazdığımız gibi, Türkiye''de hiçbir ahval ve şeraitte üç şey kesin şekilde mümkün değildir ve bu üç şartın birinin bile ihlâli hâlinde asker, politikaya müdahale eder. Zira devletin tehlikeye düştüğüne karar verir.
İlk şart, vatanın bölünmez bütünlüğüdür. Ülkenin herhangi bir parçası için otonomi, ayrıcalık, fark, Türkçe dışında resmî dil, ırka dayanan ayırım mümkün değildir.
İkincisi, laiklik ilkesidir. Dine dayalı bir rejim imkânsızdır. Zaten demokrasi değildir. Din, hukuk sistemimizde kaynak oluşturmaz. Bunun dışında dinimiz ve bütün dinler, demokrasilerdeki bütün hak ve hürriyetlere sahiptir.
Üçüncüsü, Atatürk''ün ebediyen saygıyla anılacak bir millî kahraman olduğu gerçeğidir. Milletin ezici çoğunluğu için böyledir. Aksi tutum, milletimizi incitir. Atatürk dönemi elbette tarih konusudur, incelenir ve her ilmî dozda eleştirilebilir. Ama uzman tarihçilerin işidir. Türk''ü sevemiyen sapıkların Atatürk''e ve onun şahsında rejime, düzene, hayat tarzımıza baş kaldırmaları, kabûl edilmez. Bu zihniyettekileri, yürütmeden ve bürokrasinin her branşından uzaklaştırmak, devletin hakkıdır.
Bu üç temel ilke, Türkiye Cumhuriyeti ve onun sahibi Türk milleti ve çağdaş demokrasi için vazgeçilmez temel şartlardır. 28 Şubat''ı bilhassa teokrasi teşebbüsleri doğurdu. Türkiye''de demokrasi yaralandı. 28 Şubat''ta alınan kararların bir kısmı savsaklandığından dolayı, Silâhlı Kuvvetlerimiz tepki gösterdi.

