Hafız Esad sonrası Suriye''deki gelişmeler hakkında tahminlerde bulunmak, tarih ilminin, hattâ fütüroloji''nin sınırlarını aşar, kâhinlik alanına girer. Biz günah işlemekten kaçınacak, kehanette bulunmayacağız. Birkaç nokta üzerinde duracağız.
Konunun karışıklığı, tıpkı Balkanlar gibi Orta Doğu''nun da, Matruşka bebeklerini gölgede bırakacak derecede iç içe girmiş sorunlar yumağı olmasından kaynaklanıyor. Bütün tarih boyunca Balkanlar Orta Doğu''yu çatı altında -hem de asırlarca- yöneten tek devlet, Osmanlı Türk imparatorluğudur. Ne Roma, ne Bizans, kısa müddet için bile bunu yapamadılar. Bu hususu 20. yüzyılın en büyük tarihçisi Arnold Toynbe, vurgulayarak belirtir.
Suriye, diyebilirim ki, Orta Doğu''nun bile en karmaşık alanlarından biridir. Osmanlı''nın Suriye eyaletinin Şam merkez, Hama, Havran sancakları ile Zor sancağı ve Haleb eyaletinin Merkez Sancağı, Beyrut eyaletinin Lazkıye sancağı, toplam 6 ilimiz üzerinde kuruldu. Beyrut eyaletinin Merkez ve Trablus sancakları ile Cebel sancağı, toplam 3 ilimiz üzerinde de Lübnan devleti oluşturuldu. Suriye ve Beyrut eyaletlerinin diğer sancakları (illeri), şimdi Ürdün ve İsrail''e aittir. Bu topraklar 1918 sonunda elimizden çıktı. İngilizler''ce işgal edilip sınırlar çizildi, Fransa''ya devredildi.
Orgeneralliğini ve başkomutanlığını kutladığımız Beşar Esad döneminin, babasınınki kadar kıyıcı olmayacağını ümid ediyoruz. Washington, kendisine ihtiyatlı bir iyimserlikle davranacaktır. Ankara da öyle. İsrail''le barışa gider diye Amerika, bir müddet önce Suriye''yi terörist devletler listesinden çıkarmıştı. Binaenaleyh İsrail barışı, ama Lübnan''ın da Suriye işgalinden kurtulması, Suriye''nin gideceği yönü belirleyecektir.
Suriye için Türkiye''ye yaklaşmak; abartmadan söylüyorum, İsrail''e yaklaşmaktan güçtür. Suriyeliler, 1918''de başlayan ve son 30 yılda inanılmaz boyutlara yükselen Türk aleyhtarlığı ile şartlanmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti''ni anlamakta büyük zorlukları vardır. Hafız Esad''ın başarısı, küçük ve zayıf bir devleti, kilit yahut anahtar, hattâ hem kilit hem anahtar gibi sunabilmesinde idi. Ankara bile bu zokayı yuttu. Gerçeklere oturmayan böylesine bir Suriye imajının devam etmesi, artık mümkün değil.

