Kaydet
a- | +A

16. yüzyılda inanılmaz azamet ve ihtişamda bir Cihan Devleti kurduk. Aynı asrın sonlarında aksaklıklar başladı. 100 yıldan fazla devleti, dışarıdan hiç etkilenmeksizin, kendi dinamiklerimizle, bir zamanlardaki çizgisine getirmeye çalıştık. Tıpkı günümüzün AB karşıtları gibi, dışarıya bakarak reform yapmayı, haysiyetimize aykırı saydık.

1699''dan sonra, Avrupa''dan bir şeyler öğrenmek ve almak gerektiğine inanan ilk Devlet adamlarımız yetişmeye başladı.18. Yüzyılı, tâ 1793''e kadar, Avrupa''dan azar azar bir şeyler almakla tükettik. Taassuptan çekindik. Ama Avrupa ile aramızdaki mesafe de fazla açılmış değildi.

1793, Nizâm-ı Cedîd''i (Yeni Düzen), tarihimizdeki radikal inkılâplar ve inkılâpçılar dönemini açtı: Üçüncü Selim, İkinci Mahmud, Mustafa Reşid Paşa... Tanzimat, Meşrutiyet (taçlı demokrasi)... Evet, Türkiye''yi Türkistan''a benzer bir duruma düşmekten kurtardık. Ama Batı''ya dönük reformlar yetmedi. Zira Batı''nın ilerleme hızına erişemedik.

Nihayet en radikal ve kararlı inkılâpçı ve reformist: Atatürk ve Cumhuriyet. Sonra birkaç defa kazaya uğratılan Demokrasi: Menderes, Demirel, Özal.

Atatürk hedefi, şaşmaz bir doğrulukla saptadı: Muâsır medeniyet seviyesi (çağdaş uygarlık düzeyi). Yaşasa idi, çoktan AB üyesi idik. Hele 1975''te Yunanistan''la beraber davet edildiğimiz zaman 10 yıl müddet isteme gibi telâfi edilmez bir hataya düşmesi imkânsızdı.

Milliyetçilik, Türk milletini yüceltmek ve refaha kavuşturmaktır. Bu tarihi teklifim üzerine Türkeş''le mutabık kalmıştık (dördü hayatta 5 de şahidim var).

Birtakım vehimden ibaret, tarih perspektifinden mahrum veya risk almaktan çekingenlik mahsulü önyargılarla AB normlarını savsaklamak, Türk''ü 3000 dolar zavallılığına mahkûm kılmaktır. 3000 dolarla millî kültürümüzü, milletlerarası alana intikal ettirebilmemiz şöyle dursun, muhafaza bile edemeyiz. Nitekim başta dilimiz, millî kültürümüzden büyük taşlar kopup gitmiştir. Hiçbir millet, 300 yıl Teceddüd (Yenileşme, Çağdaşlaşma) tarihi yaşamadı. Niçin hedefe ulaşamadık? Zira reform dozumuz yetmedi. Kullandığımız dozun çok fazlası gerekliydi. Hâlâ Bizans safsataları ile zaman mı öldüreceğiz?

ÖNE ÇIKANLAR