Önümüzdeki hafta İstanbul''da toplanacak Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilâtı (AGİT) konferansı, 21. asra girişin gerçek ve belirleyici simgesi olacak.
Avrupa Birliği (AB) üyelerini ve adaylarını aşan bir kadro bir araya geliyor. Eski Sovyetler Birliği''nden ayrılmış ülkeler, Kazakistan''a kadar dahil edilmiş. Hepsinin üzerinde Cihan Devleti Birleşik Amerika var. Başkan Clinton, pazartesiye konuğumuzdur.
60''a yakın devletin başkanı veya başbakanını beraberce göreceğiz. 2000''e 45 gün kala İstanbul, devlet başkanı sayısı bakımından bütün tarihte emsali bulunmayan bu konferansa ev sahipliği yapacak. Buna lâyıktır. Zira tarihte -Büyük Konstantin''den Osmanlı''nın sonuna kadar- tam 1600 yıl imparatorluk taht şehri olmuş başka kent yok.
Ne konuşulacak? Pek çok şey konuşulacak da asıl konular insan hakları, çevre, barış ve güvenliktir. Daha önce Paris ve Helsinki şartlarını Türkiye dahil imzalamış devletler, bu defa sayıları epey çoğaltarak bir araya gelecekler.
İnsan hakları, çevre, liberal ekonomi, serbest düşünce, sorunları barış içinde çözme, katkısız demokrasi ve bu blokun mutlak güvenliği, bu hayat şartlarının ve refahın muhafazası ve sürekliliği... İstanbul Konferansı, bu konularda mutabakat ve tedbir oluşturacak. Bu kavramların dışında kalan, uyum sağlayamayan, mızıkçılık eden ülkelerin vay hâline... Hiç şüphe etmeyiniz, yeni yüzyılda veya moda tabiriyle Üçüncü Milenyum''da ikinci sınıf memleketler ve toplumlar muamelesi görecekler.
Türkiye bir de köprü misyonu üstlenebildiği takdirde, hür dünyanın sınırları Asya''ya açılabilecek. Zaten İstanbul, yeryüzünde iki kıt''a üzerinde bulunan tek şehirdir, başkası yoktur. Önemli bir parçası da Asya''da kalan bir Avrupa şehri... Roma ve Osmanlı cihan devletlerinin merkezi...
Ne kadar istenirdi ki, Gümrük Birliği''ne girdiğimiz zaman, bütün uyum kanunlarını çıkarmış ve Anayasa tadillerini gerçekleştirmiş, bunun da ötesine geçmiş bulunalım! Yıllar kaybedildi. Önümüzdeki İstanbul ve sonraki ayda Helsinki konferanslarında Türkiye''nin eli ne kadar kuvvet kazanacaktı...
Acaba AGİT ve AB toplantıları arasındaki bir ayda açığımızı kapatabilir miyiz? Bu derecede akıllı davranmamız mümkün mü?

