Kaydet
a- | +A

Putin Rusyası''nın -eski sömürgeleri olan- Türk cumhuriyetlerine baskısı arttı. Daha artacaktır. Bu gelişme aynı zamanda, Hazar bölgesi enerji dağıtımında Rus egemenliği manasına gelir ve dünya dengesi ile tamamen birinci derecede ilgilidir. Dünyaya Körfez''den Birleşik Amerika ve Hazar''dan Rusya enerji dağıtacaklar, muslukları ellerinde tutacaklardır. Birleşik Amerika buna razı mıdır? 21. yüzyılı, ekonomik bakımdan kendisinden on kere daha küçük Rusya ile ortaklaşa düzenlemeye katlanacak mıdır?

Bize gelince, Türkeş, Özal ve Demirel''in şahsî gayretleriyle yürütülen ve özel teşebbüsümüzün hamleleriyle gelişen Türk cumhuriyetlerindeki ağırlığımız, uzun sömürge hayatından çıkmış bu kardeş ülkeleri uyandırmaya yetmedi. Büyük dava idi, devletin bütün müesseseleriyle seferberliği gerekiyordu. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti''nin politikası, bu ülkelerle ilgilenenleri ikinci sınıf vatandaş saymak zihniyetine dayandı. Atatürk''ün o derecede yoğun ve ateşli Orta Asya öğretisi, yok farzedildi.

Türk cumhuriyetlerinde iş adamlarımız, idealistlerimiz ve onların eserleri var. Türkiye devleti yoktur. Oraları sürgün yeri sayan ve kendilerine imkân da sağlanmayan diplomatlarımız, bekleneni veremediler. Böylesine muazzam bir konu, zirvedeki birkaç politikacımıza ve birkaç idealiste terkedildi.

Türkmenistan''dan 40 dolara alacağı gazı bize 160 dolara satmaya hazırlanan Rusya''ya eyvallah diyen bir iktidar fena halde yaralanır. Washington ile temaslarımızın yetersizliği de açığa çıkmıştır.

Bu çok büyük misyon bugün Sayın Devlet Bahçeli''ye yakışır. Zira önce heves ve irade işidir. Bu konulardan hoşlanmayan, sıkılan, hattâ nefretini saklayan diplomatların ve politikacıların işi olamaz.

Putin''deki iradenin bizim devlet adamlarımızda bulunmaması bahis konusu değildir.

21. asır paylaşılıyor. Türkiye, bu paylaşmanın neresinde bulunduğunu düşünmek ve düşüncesini harekete dönüştürmek durumundadır.

ÖNE ÇIKANLAR