Türkiye''de tek resmî ve geçerli dil Türkçe''dir. Her vatandaş Türkçe öğrenmeye mecburdur, bu hususta istisna tanınamaz. Devlet, her vatandaşa Türkçe öğretmek zorundadır. Ama bu konuda olağanüstü bir gaflet politikası sürüp gitmiştir, hâlâ devam ediyor, düzelme emareleri bile yoktur. Türkiye''de gerek Batı''nın, gerek Doğu''nun önemli kültür ve klasik dilleri tâlib olanlara öğretilir. Zaten yabancı dil öğrenmek şarttır. Ancak devlet hiç işe yaramayan, faydası bulunmayan, ilkel küçük dilleri ve lehçeleri öğretmez. Böyle bir misyonu yoktur. İsteyen, kendi imkânları ile bunları öğrenebilir. Bu hususta engel konamaz. Avrupa Birliği''nde de uygulama, bu şekildedir.
Bunları doğru dürüst Avrupa''ya anlatamadık. Onların da anlamaya niyetli olmadıklarını söyleyenlere, karşı çıkacak değilim. Ancak devletimizi çağdaş normlarla techiz ettiğimiz nisbette, Batı''nın bu husustaki teklifleri, sataşmaları asgarîye iner. Elhamdülillah 1920 şartlarında değiliz. Ürkecek, bezecek bir şey yoktur. Fakat bize 3000 dolarlık insanlar muamelesi yapıldığı doğrudur.
AB işlerine gelmiyenler veya AB''yi şartlanmış havsalalarına sığdıramayanlar var. Batı''nın Türkiye''de azınlık aramak, hattâ oluşturmak heveslerini bahane konusu yapmalarından korktuğumuzu gizlemiyoruz.
Türkiye''de hiçbir zümre, Müslüman azınlık statüsüne indirgenmek istemez. Ancak Batılılar''ı ve bizi bu motifle mükemmelen dolandıranlar vardır. Onlar bu kârlı uğraşlarından vazgeçmezler. İmparatorluk bakıyyesi ve imparatorluğun anayurdu ülkemizde Müslüman kavimler öylesine karışmışlardır, öylesine Türk olmuşlardır ki, özel gayret göstersek, bir Müslüman azınlık çıkartamayız.
Ama her fert, istediği dili ve lehçeyi konuşur, kendi imkânlarıyla öğrenebilir, her türlü yayın yapabilir. İmparatorluk Türkiyesinde de, Türkiye Cumhuriyeti''nde de zaten fiilî durum budur. Kişinin diğer hakları derecesinde, kültürel hakları da kısıtlanamaz. Ancak hiçbir vatandaş, çocuğuna Türkçe öğretmemek hakkına sahip değildir. Burada Devlet''in müdahale hakkı doğar. Keza mahallî diller ve lehçeler kullanılarak ırkçılık, bölücülük yapılamaz. Türkçe dışında hiçbir dile resmî statü tanınamaz. Hiçbir resmî okula yöre lehçeleri giremez.
Arzettiklerim, AB ve diğer demokrasilerdeki uygulamalardır. İngiltere, bilhassa Fransa bu hususta bize benzer. İspanya, İsviçre, Belçika, Kanada gibi birden fazla resmî dilli devletler azdır, biz onlara benzemeyiz.

