Yargıtay Başkanımız Sayın Dr. Sami Selçuk''un bazı fikirlerini yadırgıyabilirsiniz. Lugatlere girmemiş, çoğumuzun bilmediği kelimeler kullanmasına kızabilirsiniz. Felsefe ve edebiyat sevgisini hukuka çok fazla aksettirdiğini düşünebilirsiniz. Ama hem artık yaka silker hâle geldiğimiz resmî görüşlere getirdiği yeni üslûbu, hem vurguladığı katı gerçekleri görmezlikten gelemezsiniz.
Bu yıl da, geçen yıl yankılar yapan üslûbunu tekrarladı. Kendimizi göklere çıkaran resmî konuşmaların dışında konuştu. Pekçok ihtiyacımız bulunan eleştiri yeteneğini sergiledi. Cesaretli ve yenilikçi bir hukuk adamı olduğunu gösterdi. Tabii sözü uzattıkça uzattı. Lüzumsuz alıntılar yaptı. Uygulanamaz nazarî görüşler ileri sürdü.
Bu yıl Yargıtay, cumhurbaşkansız, meclis başkansız, başbakansız orgeneralsiz açıldı. Anamuhalefet lideri Kutan, Başbakan 1. Yardımcısı Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı, Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı''nı temsilen TBMM''nin iki başkan vekili, adalet ve milli eğitim bakanları ile daha 4 bakan, TBMM Genel Sekreteri Vahit Erdem gelmişlerdi.
Yargıtay Başkanımız, her gün laiklikten ve irticadan bahseden başka hiçbir ülke bulunmadığını söyledi. Katılıyoruz. Ancak sonbaharda Fazilet Partisi''nin Anayasa Mahkemesi''nde ve Fethullah Hoca''nın Devlet Güvenlik Mahkemesi''nde yargılanmaları, bu konuları gene gündemin en üst sıralarına taşıyacak.
Mahkemelerin acıklı maddî durumu, yargıç ve savcılarımızın çalışma şartlarının kötülüğü, maaşlarının yetersiz ve dengesizliği için söylenenler, utanç duymamız gereken katı gerçeklerdir. İfade ve fikir hürriyetine getirilen sınırlamalar, demokrasimizi geliştirmekteki yetenek ve heves kıtlığımız, idam cezasını silkip atamamamız... Hepsine katılıyoruz. Sayın Selçuk''un hukukun üstünlüğünü bıktırıcı şekilde tekrarlamasını da bir yüksek yargıç için tabii karşılıyoruz. Yasama ve yürütme de kendini savunabilmelidir. Aksi takdirde yargıç ve savcıların yönettiği devlet rejimine verilen isim malûmdur.
Sayın Başkan, normları ithal edeceğimize kendimiz oluşturalım meâlinde, belki maksadını aşan bir ifadede bulundu. Bu fikre kesinlikle karşıyız. Bizi 50 yıl geciktirir. Yoksul ve zelîl kılar. Bir tarihçiye itimat ediniz.

