BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Zehra Özkaymak: Beni eleştirenleri çok seviyorum

Burcu Çetinkaya
Facebook

Harika bir kadınla enerji dolu bir röportaj yaptım bu pazar için. Hem de iki gün önce doğum günüydü. İyi ki doğmuş. Girişi eleştirilerle ilgili sorduğum soruyla yapıyorum.
“Beni eleştirenleri çok seviyorum. Herkes beni alkışlasaydı ben yanlışlarımı da doğru bilecektim” diyor. “Size ‘tesettürlü değilsiniz’ yazmışlar Instagram’da” dediğimde; “Doğru demişler, ben tesettürlü değilim. Tesettürün modası olmaz. Bizim yaptığımız ‘ölçülü’ giyim, muhafazalı giyim. Ben de ‘ölçülü’ giyiniyorum” diye cevaplıyor. Üreten, hayata olumlu bakan ve kendisi gibi kadınlarla el ele büyüyen bu kadın; Zehra Özkaymaz.

¥ Nerede doğdunuz, nerede okudunuz?
İstanbul’da doğdum. Fatih Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı 2005 mezunuyum. Sonrasında da Yıldız Teknik Üniversitesinde de formasyonumu aldım ve İngilizce öğretmeni oldum.

¥ Gençlik yıllarınızda gelecek hayalleriniz nasıldı?
Gençlik yıllarım mı!!! ( Kahkahasını buraya yansıtabilmeyi çok isterdim. Çünkü her şeyin sırrı bence o enerjisi).

¥ Yani çocukluk yıllarınızda demek istedim. :)
Genetik mühendisi olmak istiyordum sonrasında kendimi öğretmen olarak buldum. Ondan sonra uçak bileti satıcısı olarak buldum, turizmci oldum. Sonra kendimi organizasyonlarda buldum, şimdi ise bir AVM yöneticisiyim.

¥ Kaç yaşında evlendiniz?
25. İki çocuğum var, büyük kızım Melek Şeker 10 yaşında, küçük kızım da Şirin 6,5 yaşında.

¥ Bilet satarken organizasyonlara doğru nasıl yöneldiniz?
Ben zaten üniversitede de faal bir insandım. Orada da arkadaş gruplarımızla beraber etkinlikler yapardım. Kulüplerde de çok faaldim. Baba mesleğim turizm, babamın da çevresi çok geniş. Sonra babamın arkadaşlarının çocuklarıyla buluşsak ve bir sosyalleşme ağı kursak dedim. Onların ihtiyacına binaen hanımlara özel eğlenceli partiler düzenlemeye başladım. Sonra yine ihtiyaçlardan doğan muhafazakâr kitlenin alışverişiyle ilgili festivaller düzenledim.



¥ İlk alışveriş festivali ne zamandı?
2013 yılıydı ilk festivalimizi düzenledik. Florya’da küçücük bir festivaldi. Bebek Parkı’nda o zaman festivaller düzenleniyordu ama biz kendimize göre bir şey bulamıyorduk. O zaman Instagram’da da satışlar başlamıştı. Ben de bu ürünleri gözle görülür, elle dokunulur hâle getireyim istedim. Hem de sosyalleşme vesilesi olarak.

¥ O zaman Instagram’da kaç takipçiniz vardı?
2000. (Yine o süper kahkaha.) Ama deli takipçilerim vardı. Hepsi çok aktif. Hepsi arkadaşım diyebilirim. O zamanki eğlence niyetine yapılmış bir organizasyondu ve maşallah üç günde 2.000-3.000 kişi geldi ziyarete. Belediye Başkanı geldi sonra “Ne oluyor burada?” diye.  Sonra hemen 2. festivali düzenledik. 4.000-5.000 kişi geldi. Sonra sığmadık o etkinlik alanına ve hemen Feshane’de bir etkinlik yaptık.  Feshane’deki 3. Festival ile beraber Instagram’daki takipçi 10.000 oldu ve oraya da 20.000 kişi geldi. Şoke olduk. İBB uygulamasında “Feshane’de bulunan etkinlikten sebep trafik yoğunlaşmıştır” diye uyarılar geçiyordu. Hep plansız gidiyorduk ama bir anda kendimizi enteresan bir şeyin içerisinde bulduk. Rabbim kapı açıyor. Biz hep bu işte birilerine önayak olabilmek için vardık. Belki kazanmaktan önce kazandırmayı hedeflediğimiz için Rabbim kapılar açtı. Biz amatörce kendimizi çok büyük bir işin içerisinde bulduk. Şimdi ise bu amatör ruhla çok profesyonel işler yapıyoruz.

¥ Hep çok enerjik, hep insanları gülümsetebilen bir tarafınız var. Hep böyle miydi?
Şişko insanlar mutludur. Her istediklerini yerler ondan. Ben hep mutlu bir insandım elhamdülillah. Anneannem rahmetli çok mutlu bir insandı. Biz hayata olumlu bakmayı ondan öğrendik. Bize, yüzünün gülmesinin insana çok şey kazandıracağını aşıladı. Biz de bugün bir şey kazanabildiysek eğer, o kazancın adı yüz gülümsetebilmek.

İMTİHANLARIMIZA ŞÜKREDECEĞİZ
¥ Hep mi gülüyorsunuz? Ağlamaz mısınız hiç?

Benim de imtihanlarım var. Burası imtihan dünyası neticede. Ama imtihanımıza da şükredeceğiz. Çok şükür diyebilmek, hayatta güleceğimiz yerler olduğunu bilmemiz lazım. Yoksa o bir girdap olur. Rabbim bir kapıyı kaparsa diğerini açar o yüzden olumsuz düşünecek hiçbir şey yok.

¥ Türkiye’nin ilk kadın temalı AVM’yi açmaya karar verdiğinizde ilk nasıl yorumlar aldınız?
Hayata hep olumlu bakarım ya bir de bildiğimi yaparım. Üç maymunu da güzel oynarım. Çok konuşuyor gibi gözükürüm ama az ve öz konuşmanın önemini de bilirim.

¥ Nasıl yetişiyorsunuz her şeye?
Önceliklerim var. Programlarım var. Benim için önceliklerim çocuklarım, çocuklarımın geri kalan saatlerimde de işlerimi planlıyorum. Sistemi seviyorum. Sistemin başarı getirdiğine inanıyorum.

¥ İş dışında Zehra Hanım olarak, neleri seversiniz?
Yemek yerim. (Yine o güzel kahkaha). Yemek yapmayı çok severim. Pilav, sulu yemek yapmayı severim. Pasta filan yapamam. Ama diğer yemekleri keyifle yaparım. Çocuklarımla sinemaya gitmeyi, vakit geçirmeyi çok severim. Arkadaş gruplarımı ve kuzenlerimi çok severim. Hep bana gelinsin ve evim anne ayıcık evi olsun isterim.

¥ Spor var mı?
Yok. (Bu sefer kahkaha daha uzundu).

ZERUJ NE DEMEK?
Zeruş diyorlardı bana oradan Zeruj oldu. Anlamı olmayan bir kelimeyi hikâyesiyle doldurulmuş içerik üreten bir kelimeye dönüştürmek istedik. Aslında bomboş bir kelimeyi kadınlar hikâyeleriyle doldurdu. Bir kadın başarı hikâyesi oldu. Benim hikâyem değil ama. Zeruj’un benimle hiçbir alakası yok. Zeruj mutluluk, bir araya gelebilmek, el ele tutuşabilmek, girişimde bulunabilmek, kadınların birbirlerini destekleyebilmesi ve festival gibi mutluluk içeren bir kelime oldu.

ÜRETMEK İNSANIN RUHUNA İYİ GELİYOR
¥ Sevdiğiniz şarkı?

Rafet El Roman’ın “Hanımeli” şarkısı, İlyas Yalçıntaş’ın “Sadem” şarkısı, bir de Roman havaları çok hoşuma gider.

¥ AVM’den sonra sırada ne var? Gördüğüm kadarıyla hep üretiyorsunuz.
Aslında bu başta sorduğunuz soruya cevap. Benim de imtihanlarım var ve ben imtihanlarımı üretmekle kapatıyorum, destekliyorum. Bir kadın örgü olsun, yemek olsun, güzel bir evlat yetiştirmek olsun; üretirse bunlar ruha iyi geliyor. “Hayat ne zor, kocam beni aldatmış, ailem şöyle” gibi şeylere kilitlenmesinler, kadının ellerinde de doğurganlık var. Kimseden beklenti içerisine girmesinler. Önce kendilerini keşfedip kendi kendilerini çok sevsinler.

 

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
605520 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/burcu-cetinkaya/605520.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT