BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Millet millî duruş filan dinlemez sırtını döner mi?

Ortak kanaat belli.
Türkiye ABD yaptırımlarına karşı yüzde 100 haklı.
Önceki gün, bir medya yöneticisi dostumla konuşuyordum.
O hayli karamsar. “Haklıyız ama Amerika’nın karşısında haklı olmak yetmiyor ki, güçlü de olmak gerekir. Üstelik bu daha başlangıç, bekle gör ardından neler gelecek” diyor ve ekliyor:
“Evet, 1973’te Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında 3 yıl silah ambargosu, neredeyse 6-7 yıla varan bir ekonomik ambargoyla karşılaştı bu ülke. Yıkılmadı ama hatırla, ana babalarımız yağ ve gaz kuyruklarında bekliyordu. Sonra ne oldu? Millet iktidardaki siyasetçilere bir anda sırtını döndü.”
Dönemin başbakanlarından Süleyman Demirel’in ifadesiyle 70 Cent’e muhtaç hâle getirildiğimiz dönemlerdi. Sağ ve Sol örgütlerin militanları birbirini acımasızca katlediyordu. Gizli eller aynı silahları bir o tarafa, bir bu tarafa doğrultup, zaten ekonomik sıkıntıdan çaresiz kalmış halkı bir de terörle kan kusturarak imtihan ediyordu. Gerçekten de Millet yüzde 43 oy vererek iktidara getirdiği Karaoğlan’a; CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e iki yılın ardından aniden sırtını dönmüştü. Daha sonra “Milliyetçi Cephe” hükûmetini kuran AP+MHP+MSP de durumu kurtaramamış ve beklenen an gelmişti. Ambargoyu uygulayanlar “müsaittir ortam” deyip harekete geçmişler ve ‘our boys’larına darbe yaptırmışlardı. 12 Eylül faşist darbesinin ardından Demirel ve Ecevit  tutuklanıp askerler eşliğinde Çanakkale’ye, Zincirbozan kampına götürülürken, onları meydanlarda alkışlamaktan ellerini patlatanlardan kimse yoktu ortada.
Gelelim günümüze.
 
ŞİMDİKİ HESAPLARI NE?
 
ABD yaptırımları sonrasında Avrupa Birliği de yaptırım kararları alırsaJoe Biden yaptırımları daha da genişletirse ve Türkiye ciddi bir ekonomik krizin eşiğine getirilirse, arkadaşımın dediği gibi millet “Millî duruş, ABD emperyalizmi, FETÖ” filan dinlemez, yapılanların hepsini unutup hükûmete, devlete sırtını döner mi? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan onlar için artık vazgeçilmez olmaktan çıkar mı?
Hesap belli:
Çünkü Küresel Çete ve Türkiye’deki dostları için esas mesele vatandaşın cebine ve mutfağına zarar vermekten geçiyor. Yüzde 46-47 cepte, geri kalan hatırı sayılır bir kesim de böylece halledilmiş olur.
Zaten darbeyle yapamadıklarını bu kez seçimle yapacaklarını açık açık söylemedi mi Joe Biden?
Siz bakmayın CHP ve İyi Parti’nin Cumhur İttifakı ile birlikte o çok sert ve yaptırımı kınayan ortak bildiriye imza attıklarına.
Onlar değiller miydi bunun öncesinde S-400’ler hakkında demedik laf bırakmayan, “İktidara gelirsek fişini çekeceğiz” diyen. Onlar değil miydi “Ne işimiz var Doğu Akdeniz’de, Suriye’de” diyen. Şimdi “millî duruş” sergilemeleri ikiyüzlülüklerinin ve utanmazlıklarının bir belgesi âdeta. Kısaca gece kurtla bir olup sürüye dalıyorlar, sabah da çobanla birlikte ağlıyorlar!..
 
GÜNÜMÜZ ŞARTLARI 70-80 ARASI DÖNEMLE AYNI MI?
 
Şüphesiz günümüz şartlarının 1970-1980 yılları dönemiyle arasında çok fark var.
Dünya eskisi gibi iki kutuplu değil, çok kutuplu. 1980 öncesi tepemizde bir komünist Sovyetler Birliği tehdidi vardı ve sağ-sol tüm politikacılar ABD’ye muhtaç görüyordu Türkiye’yi. Üstelik sol hareketler de tehdit oluşturacak düzeye gelmişti onlar için.
Oysa şimdi ne Rusya eski Rusya, ne de Türkiye. Çin ile olan ilişkileri de bundan bağımsız düşünmemeli. İpek Demiryolu Hattı bu iş birliğini taçlandırdı. Türkiye artık bölgesinde millî savunma sanayii, askerî yapısı ve ekonomisi ile güçlü bir ülke. Kafkasya’dan, Suriye’ye dek Rusya ve İran ile çok derin ve tutarlı bir ilişki içinde.
 
OLACAKLARI ŞİMDİDEN ÖNGÖRMEK VE RUSYA İLE İLİŞKİLERİ DERİNLEŞTİRMEK GEREK
 
Ama her şeye rağmen ekonomik ve askerî saldırılar artarsa Türkiye nasıl bir tutum almalı?
Önce saldırıların gerçekten de artacağını bilelim. Hiç kimse hayal görmesin. Adamlar dört kez darbe yaptırdılar bu ülkede. Daha ne olsun. Diğer tüm kötülüklerini sayamıyorum bile. Yukarıda yazdığım üzere hedeflerine ulaşmak için legal siyasal parti başkanı, belediye başkanı olarak karşımıza çıkardıkları “Bizim çocuklar”ını hazırlıyorlar.
Yapılacak tek şey var.
Olacakları şimdiden öngörmek ve Rusya ve İran’la ilişkileri daha da derinleştirmek.
 
BİR EKONOMİK CENDEREDE MİLLET SIRTINI DÖNER Mİ?
 
Peki, Küresel Çete istenilen şartları oluşturur ve Türkiye’yi bir ekonomik cenderenin içine sokmayı başarırsa millet, Erdoğan ve Bahçeli’ye sırtını döner mi?
Türkiye o eski Türkiye değil dedik ama bilinmez yine de. O şartları şimdiden kestiremeyiz. O 31 Mart yerel seçimleri öncesi patates soğan kumpasını ve o ağlaşmaları hatırlayalım. Bugün pandemiye destek için otobüs ve sefer sayılarını azaltan arsız, ne yazık ki başkan oldu.
Ama ben yine de milletin geniş ve etkili bir kesiminin dirayetine inanıyorum ve güveniyorum.
Çünkü 15 Temmuz’da milyonlarcası sokağa, meydanlara ve köprülere dökülerek “Ben o eski ben değilim” dedi ve rüştünü ispatladı. Bilendikçe de bilendi. ABD’nin maşası FETÖ’cü şerefsizler boylarının ölçüsünü aldılar.
Bugün 17 Aralık.
FETÖ terör örgütünün başlattığı yargı darbesinin yıl dönümü. O FETÖ’cülerden Ali Fuat Yılmazer, Oktay Bulduk, Yurt Atayün, Ömer Köse, Osman Özgür Açıkgöz, Kazım Aksoy gibi azılı isimlerin hepsi yargılandıkları davalardan biri olan Selam Tevhid davasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Bu müebbetler hepsine armağan olsun. Millete çektirdikleri eziyet ve zulüm hafızalarından bir an için çıkmasın.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616700 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/616700.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT