BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Zaman içinde farklı şartlar oluşabilir..."

Seçkin Başkan
Facebook
Esra minnetle baktı kadına. Sarılıp ellerini öpmek geliyordu içinden.
 
Kadın, acıyarak baktı Esra'ya:
- Anlıyorum. Dedim ya burası bir ev gibi. Başlayın işe burada o zaman. Bebeğinizi de getirin. Geceleri de burada kalırsınız. Üç odamız var. Bir tanesi personel için. Orada bir kanepe vardır. Orada yatıp kalkarsınız. Hem de bekçilik etmiş olursunuz. Size ilk etapta çok para veremem belki ama kiranız olmaz, bu nedenle yetebilir. Bebeğinizden de ayrılmamış olursunuz. Zaman içinde farklı şartlar oluşabilir. Mutfağımız var, buzdolabımız var, ocağımız var. Sanırım idare edersiniz. Size sigorta da yapacağım tabii ki. Bu da bebeğinizin bakımı açısından önemli.
Esra minnetle baktı kadına. Sarılıp ellerini öpmek geliyordu içinden. Kadın onun hissettiklerini anlamış olacak ki gülümsedi:
- Haydi, yarın gelip başlayın. Ben akşam sekiz buçuğa kadar buradayım. İsterseniz şimdiden gelin. kalacak yerinizin olmadığını söylemiştiniz. Bir an önce gelin bence.
Esra minnetle atıldı:
- Hemen gelirim. Gidip kızımı, eşyalarımı alayım… Size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Çok, çok iyisiniz efendim…
Genç kadın sevgiyle gülümsedi. Esra ne yapacağını bilemedi. Nasıl sevinildiğini bile unutmuştu artık!
           ***
Zuhal Hanım harika bir insandı. Personeliyle son derece barışık, onların hakkını koruyan, daima güler yüzlü ve işini çok iyi bilen tam bir iş kadınıydı…
Esra sabah erkenden kalkıp salonu mis gibi temizliyor, sonra alışverişe çıkıyordu. Bu arada bebeğini yalnız bırakıyordu. O uyurken hemen yan taraftaki marketten alışverişini yapıyor, gelip çayını demliyor, kahvaltı edip bebeğini de doyuruyordu. Ondan sonra teker teker gelen personele çay servisi yapıyordu. Saat dokuz buçuk, on itibariyle müşteriler gelmeye başlıyordu. Akşam dokuzlara kadar çalışıldığı oluyordu. Esra bol miktarda da bahşiş kazanıyordu. Oldukça iyi para biriktirmeye başlamıştı…
Dilâra ise çok uslu bir bebekti. Hiç sesi çıkmıyordu ve salonun personeli tarafından çok seviliyordu. Hele patron Zuhal Hanım bayılıyordu bu küçük, sevimli bebeğe. Ona sürekli bir şeyler alıp getiriyor, boş zamanlarını da sürekli bebekle geçiriyordu…
Esra’yı herkes çok sevmişti. O da işini son derece titiz bir şekilde ve büyük bir sorumluluk duygusuyla yapıyor, en ufak bir hataya dahi meydan vermemeye gayret ediyordu. Müşteriler de çok sevmişlerdi genç kadını. Bir hafta sonu işler bittikten sonra salonda Zuhal Hanımdan başka kimse kalmamıştı. Esra çekinerek yaklaştı kadına:
- Zuhal Hanım, ben yarın izin kullanabilir miyim?
Kadın hayretle baktı:
- Nereye gideceksin Esra?
Genç kadın yutkundu. Güveniyordu patronuna. Dudaklarını ısırarak önüne baktı:
- Size anlatmak istiyordum ne zamandır efendim. Ben annemi arıyorum.
Zuhal Hanım kaşlarını çatarak baktı. Ne zaman meraklansa böyle yapardı:
- Gel bakalım, iki de neskafe yap haydi, konuşalım seninle… DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
604458 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/seckin-baskan/604458.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT