BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

CHP yine başaracak!

Süleyman Özışık
Facebook
Çok değil, daha 20 gün önce "İstanbul'da Ekrem İmamoğlu, Ankara'da Mansur Yavaş kazanacak" diyen anket şirketleri, ağız değiştirmeye başladı.
Şimdi tam tersini söylüyorlar. Soruyorsun, "Ne değişti?" diye, gerçeği söyleyip hedef olmamak için kırk dereden su getiriyorlar.
Neyin değiştiğini ben söyleyeyim.
Milletin fikrini CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu değiştirdi. Ne yaptı ne etti, küskün ve kırgın olan AK Partilileri yeniden partilerine döndürdü. 
Aylar önce söylemiştim aslında...
"Yahu merak etmeyin! Kemal Kılıçdaroğlu ne yapar ne eder AK Parti'nin bu seçimlerden de birinci parti olarak çıkmasını sağlar" demiştim, şahitsiniz.
CHP lideri milleti iki tercih yapmaya zorladı. 
Ya ekonomik kriz ve verilmeyen hakları görmezden gelip AK Parti'ye oy vermeye devam edeceklerdi. Ya da bunlardan dolayı AK Parti'ye sırt dönüp, Kandil'in partisi HDP ve FETÖ ile yasak aşk yaşayan CHP'ye oy vereceklerdi.
Klişe tabirle söylemek gerekirse millet, "Ekmeksiz yaşarım ama vatanımın çakıl taşına zarar gelmesine izin vermem" diyerek bir kez daha ferasetini gösterdi.
Önümüzdeki günlerde oy dağılımındaki denge giderek değişecek. Anket şirketlerinin bugün Millet İttifakı'na yazdığı illerin de önümüzdeki günlerde Cumhur İttifakı'na geçeceğine hep birlikte şahit olacağız.
Yeter ki AK Parti kendisine gönül koyan, kırgın veya kızgın olan seçmen kitlesine yeniden dokunabilsin.
"Dokunabilsin" diyorum çünkü, bu seçmen kitlesi, uzun zamandır AK Parti yöneticileriyle aralarına bir mesafe girdiğini ve yetkililere ulaşmakta sıkıntı yaşadıklarını dile getiriyor.
Aslına bakarsanız bu biraz da geçmişten kalan bir sıkıntı.
Hakkını teslim edelim.
Cumhurbaşkanı Erdoğan halkın bu yöndeki şikâyetlerine aylar önce cevap verdi. Seçildiği andan itibaren halkla arasına mesafe koyan milletvekillerinin neredeyse tamamını değiştirerek ilk adımı attı.
Yerel yönetimlerde de benzer şey oldu.
Milleti ve milletin derdini yok sayan, eline geçirdiği belediyeyi aile çiftliği gibi yöneten, kendisine ulaşmaya çalışan kesimlerin önüne set çeken, kendisine oy veren insanlara tepeden bakan kibir abidesi kim varsa, hepsini kapının önüne koydu.
Belediyelerin de neredeyse yüzde 90'ını değiştirdi, yerine yeni isimler getirdi. Yeni gelenler içinde itiraz edilen isimler oldu muhakkak. 
Ama siyaset böyle bir şeydir.
Bazen belli kesimlerin küstürülmemesi için en olmadık isimler aday gösterilir. Bizim bilmediğimiz, hesaba katamadığımız hassas dengeler devreye girer.
Şahsi fikrimi soracak olursanız...
Ben, AK Parti'nin kendi hassas dengelerine göre en doğru isimleri seçip aday gösterdiğini düşünüyorum. 
Yani en azından şöyle düşünüyorum.
AK Parti bu seçimi kazanabilmek için Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaptığı gibi HDP ile kapalı kapılar ardında pazarlıklar yapabilirdi. Kandil'e yakın isimleri aday gösterebilirdi, ama bunu yapmadı.
Hep söylediğimi bir kez daha söyleyeyim. 
AK Parti'nin aday gösterdiği isimler arasında PKK'lıların taziyesine giderek gözyaşı döken kimseyi bulamazsınız. "YPG terör örgütü değildir" diyen birini bulamazsınız. Sırtını PKK'ya dayayan, PKK'nın hendek ve çukur savaşlarına destek açıklaması yapan kimseyi göremezsiniz. 
"Bu adam 15 Temmuz darbesine tiyatro dedi" diyeceğiniz birini, "Türkiye İran ile savaşa girerse, ben İran'ın saflarında yer alırım" diyen, yurt dışına çıktığında ülkesini Avrupa'ya şikâyet eden, "Gelin ülkemize müdahale edin" diye yalvaran birini gösteremezsiniz. 
Amerika'ya yaltaklanıp, "Maduro'dan sonra sıra Erdoğan'da" diyen nasipsizlere rastlayamazsınız.
AK Parti'ye kızgın olan, küskün olan seçmenin bunu görmesi, AK Parti'nin ise bu gerçekleri seçmene tüm çıplaklığıyla anlatması gerekiyor.
Ama AK Parti'nin aynı zamanda bu kırgın ve küskün kesimi anladığını icraatlarla göstermesi de gerekiyor.
Hak edenlere hak ettiği hakları teslim ederek...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
606461 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/606461.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT