BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bir kişi!..

Süleyman Özışık
Facebook
Yeni Zelanda'daki katliamı samimi duygularla kınamayan kalmadı. Haçlı dediğimiz kesimler bile bu korkunç vahşete dair söyleyebileceği en ağır sözleri söyledi.
Tek tek sayayım.
Yeni Zelanda Başbakanı, terör saldırısını kınamak için başına başörtüsü takıp camiyi ziyaret etti. "Sizi iyi koruyamadık ama söz veriyorum, bundan sonra sizi daha iyi koruyacağız" sözleri ağzından âdeta tökezleyerek çıkıyordu.
Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen “Christchurch’de ibadet ve dua eden insanlara yönelik düzenlenen terör saldırısı korkunç ve barbarca bir saldırıdır. Böyle hain ve gaddarca yapılmış bir saldırı en sert şekilde kınanmalıdır" beyanatı verdi. 
İspanya Dışişleri Bakanı'ndan, "Aşırıcı fanatiklerin şiddeti ve mantıksızlığı, toplumlarımızın değerleri üzerine baskı kurmayı ya da yıkmayı asla başaramayacaktır" açıklaması geldi. 
Müslümanlara yönelik sözleri çoğu kez tepki çeken ABD Başkanı Trump, "Camilere yapılan saldırılar demokrasi ve hoşgörüye yapılmıştır" dedi.
Rusya Başkanı Putin, "Dua için toplanan sivillere yapılan saldırı, iğrençlik ve acımasızlıkla şok oluşturuyor" dedi. 
Alman Başbakan Merkel, "Irkçı nefret nedeniyle öldürülenler için yas tutuyorum" açıklamasında bulundu.
İngiltere Başbakanı Theresa May, "Müslüman halkına en derinden başsağlığı diliyorum" dedi. 
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, "Düşüncelerim camilere yönelik iğrenç suçların mağdurları ve yakınlarıyla" diyerek acısını dile getirdi.
Japonya, Çin, Sırbistan, Norveç, İsveç gibi ülkeler olayı kınadı. Avrupa Birliği, NATO, Birleşmiş Milletler birer kınama bildirisi yayınladı.
Saldırı sonrası bile İslam'a dair nefret dolu açıklamalar yapan Avustralyalı senatör, arkasında duran 17 yaşındaki genç tarafından kafasında yumurta patlatılarak protesto edildi. Bir başka İslam düşmanı sanatçı, saldırıyı övdü diye ülkeye girişi yasaklandı.
Dünyanın dört bir yanındaki sivil Hristiyanlar, Müslümanların namaz kıldığı camilerin etrafında el ele tutuşup barikat oluşturdu.
Bazı Hristiyanlar, ellerine çiçekler alarak camileri ziyaret etti, "Sizin yaralarınızı nasıl sarabilirim" diyerek Müslümanlara sarılıp gözyaşı döktü.
Hepsi ama hepsi göstermelik dahi olsa olayı şiddetle ve nefretle kınadığını açıkladı.
Bütün dünya devletleri içinde "İslam dünyasından kaynaklanan terör bütün dünyada farklı yorumlara yol açtı. E, ama İslam dünyası da artık kendini sorgulamalı" diyen bir tek kişi çıktı.
O da bizim içimizden çıktı.
Kemal Kılıçdaroğlu!..
Bakın herkes bu sözün üzerinde duruyor ama hepimiz çok daha önemli başka bir meseleyi atlıyoruz.
Geçtiğimiz hafta İsrail, İslam'ın ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa'ya saldırdı. Ardından Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu, sosyal medya hesabı Twitter'dan Türk milletini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan bir açıklama yaptı.
"Ona, İstanbul'un adının Konstantinopol olduğunu ve Türk işgalinden önceki bin yıl boyunca Bizans İmparatorluğu'nun ve Ortodoksların başkenti olduğunu hatırlatırım. Türkler, Yunanlara, Süryanilere ve Ermenilere soykırım yapmış, Anadolu'daki tüm Hristiyanlara etnik temizlik uygulamıştır. Onlar etnik olarak bütün Hristiyanları Asya'dan temizlediler" dedi küçük fino…
Hemen ardından Yeni Zelanda’daki katliamı yapan ırkçı katilin 70 sayfalık manifestosunda Türkiye'yi ve Türkleri tehdit ettiği ortaya çıktı. 
Tekrar hatırlayalım:
"Topraklarınızda huzur içinde yaşayabilirsiniz, size zarar gelmeyecek. Boğaz'ın Doğu yakasında. Ama Boğaz'ın Batı yakasında bir yerde yaşamayı denerseniz, Avrupa'ya gelirseniz sizi öldüreceğiz. Konstantinopolis'e gelir, tüm cami ve minareleri yıkarız. Ayasofya minarelerden kurtulacak ve Konstantinapol hak edildiği gibi tekrar Hristiyan şehri olacak" dedi.
Bu ülkenin ana muhalefet lideriyseniz bu sözlere bir tepki vermeniz gerekir değil mi? 
Yani ne bileyim.
Erdoğan'ın şahsına yapılan saldırıları göz ardı edebilirsiniz ama İstanbul'u yeniden işgal edeceklerini, İstanbul'un gerçek adının Konstantinopolis olduğunu söyleyenlere en azından söyleyecek bir iki kelamınız olmalı değil mi?
Peki ağzını yayarak "İslam dünyasından kaynaklanan terör" diyen adamın bu iki bildiriye yönelik tek açıklamasını duydunuz mu?
Duymadınız.
FETÖ, "Haçlı ülkenizi işgal ettiğinde namusunuza, ırzınıza göz dikmez" diyordu. Bu da yurt dışına gittiğinde yabancı devlet misyonlarına, "Gelin bizim ülkemize müdahale edin" diye yalvar yakar oluyordu.
Arada hiçbir fark yok...
Misyonları aynı, hedef ve amaçları aynı. Bu adam ve başında bulunduğu partinin mensupları boş yere PKK’nın siyasi koluyla iş birliği yapmıyor. Bu adam ve bu adamın partisindeki kurmaylar boş yere, “Biz elimize geçirdiğimiz ilk fırsatta içeride yatanları dışarı çıkarıp, dışarıda olanları içeri atacağız” demiyor. Bunlar durduk yere “Biz işbaşına geldiğimizde sizi yine mağdur edeceğiz” demiyor.
FETÖ, Fenerbahçe’ye operasyon yaparken Aziz Yıldırım, “Ne şikesi kardeşim darbe yapılıyor darbe. Ülke elden gidiyor” diyordu ve kimse bu sözleri ciddiye almıyordu. Bugün biz de “Ne belediyesi kardeşim! FETÖ’sü, PKK’sı, CHP’si arkasına Haçlı’yı yeniden almış, darbe yapmaya çalışıyor. Ülke elden gidiyor” diyoruz.
Sen, bütün bunlara rağmen hâlâ, "Bu ülkede bir beka problemi yoktur" diyorsan, kusura bakma ama sende kesin bir zekâ problemi var demektir birader!
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
607068 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/607068.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT