BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Öcalan kime mesaj veriyor!

Süleyman Özışık
Facebook
Hapisteki HDP'li siyasiler ve PKK'lı teröristler, Abdullah Öcalan ile yakınlarının ve avukatlarının görüştürülmemesini protesto etmek için nice zamandır açlık grevindeydi.
Hatırlarsanız, birkaç PKK'lı teröristin bundan dolayı hayatını kaybettiği de yansıdı medyaya...
Devlet, pek çok kesimden gelen, "Bu ölümleri durdurun" çağrılarına kayıtsız kalmayarak Öcalan'ın yakınları ve avukatlarıyla görüşmesine izin verdi.
Nitekim bu görüşme sonrası cezaevlerindeki açlık grevleri birer ikişer sonlandırılmaya başlandı.
Ancak 8 yıl sonra bu iznin verilmesi tam da yenilenen İstanbul seçimlerine denk gelince kamuoyunun kafası hâliyle karıştı. "AK Parti, İstanbul'da HDP'nin oylarını almak için Öcalan'la temas kuruyor" yorumları yapıldı.
Önceki gün Öcalan ile ikinci kez görüşen avukatı, yapılan görüşmelerin müzakere anlamı taşımadığını özellikle belirtti.
Altını çizerek bir kez daya söyleyeyim.
Avukatı, devletin Öcalan'a uygulanan tecridin kaldırılmasının müzakere anlamı taşımadığını özellikle belirtti.
Ve ekledi:
"Öcalan mesajlarının, tüm demokrasi güçlerine, Türkiye'nin her yelpazesindeki siyasi yapılarına ve devlete olduğunu söyledi. Bu tutumuna verilecek karşılığın 30-40 gün sonra belli olacağını belirtti. Şu anda hiçbir çevrenin tutumu için herhangi bir yorum yapmadığına tanıklık ettik."
Avukatın yorumu böyle olmasına rağmen bazı kesimler, Öcalan'ın verdiği 30-40 günlük sürenin seçime denk geldiğini hatırlatarak müzakere yapıldığına dair iddiasında ısrar ediyor.
Abdullah Öcalan'a uygulanan görüşme yasağının bu dönemde kaldırılmasına yönelik fikrimi daha önce dile getirmiştim, tekrar hatırlatmakta yarar var.
AK Parti'nin böylesine kritik bir süreçte, Öcalan ile müzakere yaptığına ihtimal vermeyenlerden biriyim. Seçim döneminde HDP ile iş birliği yapılmasını "Beka Sorunu" olarak anlatan bir partinin bu dönemde hele hele İstanbul için HDP ile iş birliği yapıyormuş görüntüsü vermesi kendisini inkâr anlamına gelir.
Ve hiçbir AK Partili veya MHP'li seçmen bu iş birliğine rıza göstermez. HDP'liler zaten bu aşamadan sonra AK Parti'ye oy vermez orası ayrı bir konu. Ancak böyle bir iş birliği halis muhlis AK Partililerin de parti ile arasındaki gönül bağlarını koparmasına vesile olur.
Daha önce de söylediğim gibi...
Kandil'den, HDP'den ve son olarak Öcalan'dan gelen mesajlar "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" anlamı taşıyor.
31 Mart Seçimleri öncesi "Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş kazanırsa, HDP sayesinde kazandığını bilecek ve bunun gereğini yerine getirecek, bizi yok sayamayacak" diyen bir HDP vardı.
Ve dikkat ederseniz, seçim sonrası yok sayılan bir HDP var.
CHP ile kendi aralarında yaptıkları, "Belediye yardımcılarından biri HDP'li olacak ve belediyenin en önemli şirketinin başına HDP'li bir isim getirilecek" şeklindeki protokolün gereği yerine getirilmedi.
Şimdi, "Verdiğiniz sözü tutmadınız. Böyle devam ederseniz oylarımız AK Parti'ye gidecek" diyerek CHP'ye aba altından sopa gösteriyor ve âdeta şantaj yapıyorlar. 
Öcalan'ın verdiği "30-40 gün sonra neler olacağını göreceğiz" mesajını bir de böyle okumanızı öneririm.
Bakın şuraya yazıyorum.
Önümüzdeki günlerde CHP ile HDP kanadı yeniden bir araya gelecek ve bu protokolün gereğinin yerine getirilmesi için pazarlıklar yaşanacak.
Seçime günler kala Selahattin Demirtaş yine sahneye çıkar ve "Bağrınıza taş basın, gidin CHP'ye oy verin" diye bir mesaj daha atacak ve "Kan kardeşliği" devam edecek. 
"YPG terör örgütü değildir" diyen, öldürülen PKK'lıların taziyesine gidip gözyaşları döken CHP'liler dururken HDP'lilerin AK Parti'ye oy vermesini kimse beklemesin... 
 
 
 
          Küfür, hakaret, tehdit!

Geçtiğimiz cuma, "Yetmedi mi Ekrem Bey?" başlıklı bir yazı yazdım, İmamoğlu'nun 31 Mart seçimlerinden sonra söylediği yalanları tek tek sıraladım. 
Hepsi resmî belgelerle tekzip edilmiş yalanlardı bunlar.
Yazı İmamoğlu taraftarlarını epey rahatsız etti. Verecek başka cevap bulamayan bu kesim, topluca saldırıya geçti, sosyal medyada küfürler, tehditler ve hakaretler havalarda uçuştu.
26 yıllık meslek hayatımda pek çok kez küfre maruz kaldım ya da tehdit edildim. Doğrusunu isterseniz pek oralı olmadım. Ancak böylesi tehdit ve hakaretlere ilk kez rastladım.
Sanırım ettikleri küfür ve hakaretlerin ya da savurdukları tehditlerin yanlarına kâr kalacağını düşünüyor bu küfürbazlar.
Ama değil.
Arkadaşlarım, sosyal medyada fotoğrafını ve kimliğini gizleme gereği duymadan küfür ve hakaret eden, tehdit savuran bu kişilerin attığı mesaj ve yorumların tamamını topladı ve bir dosya hâline getirdi.
Bugün itibarıyla mesele yargıya taşınıyor. 
Bu klavye aslanlarının mahkeme salonunda nasıl bir tavır sergileyeceğini sizin gibi ben de merak ediyorum.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
608159 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/608159.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT