BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

WhatsApp’tan darbe planlaması yapılır mı?

Süleyman Özışık
Facebook
104 eski amiralin gece yayınladığı darbe imalı bildiri üzerinden günler geçmesine rağmen gündemin birinci sırasında kalmaya devam ediyor.
Muhalifler bildiriyi tek kelimeyle kınamış olsa aslında ortada sorun kalmayacak. Ama maşallah, emekli amiralleri savunayım diye öyle bir saçmalıyorlar ki insan, bildirinin bir darbe bildirisi olduğuna daha çok inanıyor.
Neymiş efendim?
Ahı gitmiş, vahı kalmış, ununu elemiş, eleğini asmış 104 emekli amiral mi darbe yapacakmış? Silahını teslim etmiş olan emekliler mi ülkeye el koyacak? Darbe yapacak olan WhatsApp üzerinden mi darbe yaparmış?
Bu soruları sorarak bildiriyi aklayabileceklerine inanıyorlar.
Oysa bu soruların cevaplarını çok kısa zaman önce hem de çok acı bir tecrübeyle almıştık.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş açtığı FETÖ terör örgütünün amacının devleti ele geçirmek olduğunu söylediğinde birileri, "Yahu ölüm döşeğindeki adam mı darbe yapacak? Bu adamın silahı mı var ki darbe yapsın?" diyordu değil mi?
Kısa zaman sonra, "ölüm döşeğinde" denilerek masumlaştırılan teröristin nasıl darbe yaptığını ve silahları nereden bulduğunu, üzerimize sürülen tankları, bedenlerimize saplanan kurşunları ve tepemize yağan bombaları görünce anlamış olduk.
Peki FETÖ terör örgütü darbe planlarını nerede yapıyordu? FETÖ'cüler talimatları nereden alıyor, nerede organize oluyordu?
ByLock'tan!
Yani WhatsApp benzeri bir başka iletişim ve sohbet platformu üzerinden. Hatta darbe gecesi İstanbul'daki darbeciler nerelerde mevzi alacaklarını, nereleri vuracaklarını, WhatsApp üzerinden gelen talimatlara göre belirliyordu.
Yani...
Öyle "yaşlı amiraller" diyerek, "Whatsapp" diyerek bu olayı masumlaştırmaya çalışmak pek de akıllıca bir yöntem değil.
Bunların Atatürk tüccarlığı yaparak kendine yüzen villa yaptıran Yılmaz Özdil isimli bir yazarı var biliyorsunuz. Bu yazar, emekli amiralleri savunacak diye öyle bir hikâye döşenmiş ki...
Akıllara ziyan...
Bakın ne diyor:
"Emekli amiraller imza attıkları Montrö metnini karargâhta veya hücre evinde gizli saklı hazırlamadılar, bir araya bile gelmeden, kendi aralarındaki WhatsApp grubunda konuşarak hazırladılar. Apar topar da değil, benim öğrendiğime göre, söz konusu metni oluşturmaları bir hafta kadar sürmüş. Hepsinin telefonu mutlaka dinlendiğine göre, sayın devletimiz böyle bir açıklama yapılacağını bir haftadır mutlaka biliyordu. Madem böyle bir metnin açıklanması darbedir, o hâlde açıklanması neden engellenmedi? Neden emekli amirallerle konuşulmadı?"
Satır arasına sıkıştırılan şeytanlığı görüyorsunuz değil mi?
Önce "Telefonları muhakkak dinleniyordu" diyerek ortaya doğru olmayan bir iddia atıyor. Sonra yalanı yüzde yüz doğruymuş gibi savunarak "Devlet böyle bir açıklama yapılacağını bir haftadır biliyordu da neden engel olmadı?" demeye başlıyor.
"Kontrollü darbe" demenin başka bir versiyonu anlayacağınız.
Sonra yalanını ve hastalıklı düşüncesini şöyle devam ettiriyor:
"Asrın liderimiz kışın ortasında, durup dururken 'ben yazlık sarayıma gideceğim, hafta sonu tatil yapacağım' dedi, Marmaris'e gitti. Söz konusu metin, asrın liderimiz Marmaris'teyken açıklandı. Ne tesadüf değil mi?"
Demek istediği şu:
Erdoğan aslında darbe imalı bildirinin yayınlanacağını dinlemeler sayesinde çok önceden öğrenmiş. Bildirinin yayınlanacağı günü, saati de öğrenmiş. "Bunlar bildiriyi yayınladığı saatte ben Marmaris'te olursam bal kaymak olur" demiş!
Birader rakıyı falan geçtim.
Allah'ını seversen bize doğruyu söyle! Sen yazıya oturmadan önce bonzai tarzı bir şey mi kullanıyorsun? Ya da nasıl bir sentetik kullanıyorsun da bu seviyeye geliyorsun.
Bu nasıl bir kafadır yahu?
Hani utanmasan, "Emekli amirallerin kafasına silah dayayarak bildiriyi tam da o saatte yayınlattı" diyeceksin.
Toplaşan emekli amiraller, metni yazan emekli amiraller, "Aksi takdirde" diyerek tehdit eden emekli amiraller, yayınlayan emekli amiraller...
Eeee?
Ama suçlu Erdoğan, öyle mi?
Muharrem İnce'nin demesiyle şizofren misin nesin kardeşim? 
Ben sadece Atatürk tüccarı olan yazarı örnek verdim ama yeminle hepsi aynı durumda. Hepsi bu olayın üstünü örtmek için kafayı yemişçesine yazılar yazıp duruyor.
Neyse...
Allah akıl fikir versin demekten başka söyleyecek bir şeyimiz yok...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
618392 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/suleyman-ozisik/618392.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT